“Bazı hikâyeler yürekten yazılır… Bazı aşklar ise sadece yürekte yaşanır.”
Buket Uzuner, bu romanda sadece bir aşkı değil; bir ülkenin siyasi çalkantılarını,
bir toplumun dönüşüm sancılarını,
ve insan kalbinin en gizli odalarını anlatıyor. Klasik bir aşk romanından ziyade susarak, içine atarak sevmenin romanı. Bir yanda “şiir gibi” seven Tuna, bir yanda hikayesi çok az süren ( ve beni gerçekten de üzen) mağrurluk abidesi Aras ve gönüllerin prensesi, kalbinde ikisini de taşıyan Ada. Çocukluk arkadaşlığı, zamanla bir aşk üçgenine,
Aşk ise ömür boyu süren bir suskunluğa dönüşüyor…
Mutlaka okumalısınız!