Kötü, düşünülmemiş, bir çeşit feminizim mastürbasyonu içeren, ancak 12 yaşındaki bir çocuğun harika bulacağı bir kitap. Zaten Kitap Yerme Geceleri programında bu kitabı üç saate yakın gömdüm ama bir de mini bir inceleme yazısı yazmak istiyorum. Yazım her zamanki gibi SPOILER aka SÜRPRİZ BOZAN içerecektir ve madde madde ilerleyeceğim.
3 saatlik, tüm saçmalıkları su yüzüne çıkarttığım gömme videoma ulaşmak için: youtube.com/watch?v=Lmbm6gn...
1) Yazarın Dağ Başında Susuz Ve İnternetsiz Bir Kitap Yazmış Olması
Yazarın bu kitabı yazarken Alp Dağları'nda bir kulübede internetsiz bir şekilde yaşam sürdüğünü düşünüyorum çünkü kitaptaki mantıksızlıkların başka bir açıklaması olamaz. Ancak elinin altında internet olmayan birisi böylesine saçmalıklarla, bilimsel gerçekliği olmayan olaylar ve abartılmış aşırı fantastik hackerlık sahnelerinin olduğu bir şey yazabilir. Bir de bu kitabın aşırı saçma ve gerçek dışı sahnelerle dolu olması bir yana birçok genç kızımızın bu kitabın "çok iyi" olduğunu düşünmesi beni aşırı derecede düşündürüyor. Böyle bir "eser"i beğenmek için okuma yazmayı dün öğrenmiş olmak gerekir.
2) Aşkın'ın Superman'i Devirebilecekken Son Anda Vazgeçip DC Evrenini Kurtarması
Aşkın aka SÜPER KADIN öyle bir karakter ki her türlü dövüş stilinde usta, bilgisayar dâhisi, hacker, Sherlock Holmes getir götürünü yapacak kadar zeki, müthiş bir kimya bilgisine sahip, anatomiden bilime dek her türlü bilgiye vakıf MÜTHİŞ bir kadın. Neyse ki DC Evreni'ne girip Superman'i alt etmek istememiş. Belki de DC CEO'su gidip yazarın kapısına dayanıp ayaklarına kapanarak yalvarmıştır bilemiyorum, bu da mümkün olabilir. Kendisi çünkü 21-23 yaşları arasında olmasına rağmen tüm Türkiye'de aranan bir seri katil olmasının yanı sıra kalp hastası arkadaşı Bahar'a uluslararası arenada kalp arayacak kadar siyasi ve köprü altı bağlantılara sahip, Türkiye devleti sistemini iki saatte hackleyebilen, hastane kayıtlarına on dakikada herhangi bir Çarşamba akşamı çayını içerken girebilen, Türkiye Cumhuriyeti devletinin elinde olmayan teknolojiye 21-23 yaşındaki hâliyle nasılsa sahip (?) ve bunu kullanabilen gerçek üstü bir kadın.
Karakter aynı zamanda seksepalitesiyle ve seksle barışık olsun, her kadın seks lafı duyunca Yeşilçam Türkan Şoray'ına benzemesin diye kitabın son iki yüz sayfası boyunca Ateş karakteriyle mart ayındaki kediler gibi bir alt alta bir üst üste sürtünüp "gösteriyorum ama vermeyeceğim" lafını motto edinmiş birisi.
3) Yazarın Feminizm Nedir Bilmemesi Ama Feminizm Kasmaya Çalışması
Yazarın oluşturduğu ve çok zeki ve adalet savunucusu olduğunu iddia - tırnak içinde tekrar söylüyorum "iddia" ettiği karakteri Aşkın asla kadınlara ve çocuklara dokunmayan birisi. Kitabın bir yerinde Balıkçı Morpheus'tan Matrix'e girip öldüreceği yeni birisinin adını alıyor. Balıkçı Morpheus bir anda bir kadının adını veriyor ee tabii ki bizim Aşkın Neo da asla kadınları öldürmeyen birisi olduğu için şoklara giriyor. Balıkçı Morpheus aslında eskiden erkek olduğunu ama yeni kadın olduğunu anlatınca Aşkın "Olsun artık kadın sonuçta, gönderme bana dosyayı" diyor ve Balıkçı Morpheus'un ona GURURLA baktığını okuyoruz.
Burada da kafamı duvarlara, tahtalara, binalara, taşlara, bulduğum her cisme çarparak intihar etmeye çalışıyorum ama beceremiyorum.
Öncelikle yazara feminizm nedir öğrenmesini tavsiye ediyorum. İkincisi bu kitabı okuyan ve beğenen, feminist bir anlatımı olduğunu "sanan" herkesin de ilkokula geri gönderilmesini ve kafalarına vura vura Feminizm 101 dersi verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Hem feminizmin hem de LGBT'nin sırtını okşayacaksanız önce nelere yaranmaya çalıştığınızı öğrenin.
Daha fazla yazardım ama bu son madde bile yeniden sinirlerimi tepeme çıkarttı. Daha detaylı gömüşümü, kitaptaki anlatım ve yazım hatalarını tek tek göstererek artık yazarlara Türkçe dersi verişimi, KİMYAGER konuğumun kitapta geçen ama gerçekte mümkün olmayan kimyasal olayları eleştirişini ve çıldırışımı dinlemek isterseniz linkten videoya ulaşabilirsiniz.
Ama yok Sülde, bu kâfi derseniz de filikalara atlayıp bu saçmalıktan uzaklaşın.