Milattan önceki yıllardan itibaren evcilleştirilmeye başlayan köpekler, günümüzde hayatımızı güzelleştirmeye ve en sadık dostumuz olmaya devam ediyor. Hatta bu öyle bir sevgi ki çoğu zaman onları oğlumuz/kızımız veya kardeşimiz gibi görüyoruz. Sadakatli kalpleriyle her zaman yanımızdalar. Leslea Newman'ın kaleme aldığı "Hachiko" adlı roman, bu sadakatin nasıl gelişebileceğini gösterirken okuru yüz yıl geriye götürüyor. Evet, romanımız yüz yıl önce gerçekleşmiş gerçek bir olaya dayanıyor. Eserin ana kahramanı Akita cinsi bir köpek ve insanlara onların aklının hayalinin alamayacağı bir sevgi ve sadakat örneği gösteriyor. Yani hayvanları acımasızca katledenler, evde kızınca onlara vuranlar ve onlara ses yükseltenler, kedilerin ve köpeklerin hassas bir kalbi olduğunu unutmamalısınız! Bu yönüyle Hachiko, bahsettiğim alanda da bir farkındalık yaratıyor. Newman yalın bir üslup tercih ediyor, kurgu ise çok sürükleyici. Cümlelerin alt metninde yazarın vermek istediği duyguları fazlasıyla alıyorsunuz. Romanın beyazperdeye uyarlandığını ve yürek burkan bir filmi olduğunu da hatırlatayım. Ben tabii ki kitabı okurken de filmi izlerken de çok ağladım duygusallaşıp
Profesör Ueno, ailesine de iyi geleceğini bildiği bir kararla Akita cinsi bir köpek sahiplenir. Safkan beyaz renkli köpeğe Japonca'da "sekizinci" anlamına gelen Hachiko adını verir. Bir bebek olmasına rağmen Hachiko, Profesör Ueno başta olmak üzere tüm aileye derin bir sadakqtle bağlanır. Hachiko büyürken kendine bir görev de bulur. Her sabah Ueno ile evden çıkmakta ve sahibine Shibuya Tren İstasyonu'na kadar eşlik eder. Her akşam aynı saatte yine tren istasyonuna gider ve Ueno'yla birlikte eve döner. Bu artık rutin olmuştur, tren istasyonundaki herkes onu tanımaya ve sevmeye başlar. Bir gün profesör Ueno, sabah bindiği trene binemez; çünkü hayatını kaybeder. Hachiko ise istasyonda sahini beklemeye devam etmektedir. Ertesi sabah olur, Hachi'nin bekleyişi devam eder. Bu öyle bir sadakattir ki tam tamına 9 yıl, yani 3200 koca gün sürer. Artık istasyondakiler onu beslemekte ve soğuktan korumaktadır. Ünü ülkeye yayılır. Hachi'nin sadakatli bekleyişi ise bir gün yorgunluğun ve ihtiyarlığın getirdikleriyle tren istasyonunda sona erer.