·479 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Mayıs 2025 22:04 "Yoğun bir hafta sonrası nihayet incelemem için vakit bulabildim. Oğuz Atay'ın okuduğum ikinci eseri Tehlikeli Oyunlar.
Ahh Hikmet Benol...
Nereden girdin hayatımıza diye düşünüyorum. Hikmet, aile bağlarının güçlü olmadığı bir evde büyümüş. Kurumuş yapraklar gibi orta yaşlara savrulmuş bir karakter. Hayatın tekinsiz sularından saklanmaya çalışırken zihninin kör kuyularına düşüyor her defasında. Öyle ki, gerçek nerede bitiyor, hayal nerede başlıyor, hangi karakterler aslında hiç yok, hangileri "Yok canım olur mu öyle şey, vardır tabi ki!" bilemiyoruz uzunca bir süre, belki de hep. Hikmet de bilemiyor ve "Aklımız en değerli hazinemizdir" derken, kuvvetle muhtemel bundan bahsediyor aslında. Bilinç, bilinçaltı ve bilinç dışı kavramları bu işin tam olarak neresinde misafir ediliyor, sonuna kadar merak edip durdum...
Hikmet, Hikmet'in mutsuz evliliği, sevgilisi Bilge, Albay Hüsamettin ve daha birçok karakter... Kimisi kanlı canlı kimisi hayal ürünü... Hikmet'in yaptığı bir çeşit savunma mekanizması aslında, farkında değil ama kendini korumak için sığınıyor aklının derin sularına.
Aklından yazıp oynadığı oyunlar, hiç durmadan konuşması, konudan konuya atlayıp gülerken ağlaması, ağlarken bir anda neşelenmesi...Oğuz Atay yazdığı karakterin zihninin girdabında boğuyor okurunu adeta. Kısaca Oğuz Atay'ı anlamak için daha çok okumam gerekiyormuş."