Puan vermedi·74 syf.··
2023 29. kitabı
Bir oturuşta okuduğum enfes bir kitap... Kitabın dili oldukça akıcıydı ve sade betimlemeleriyle ne ara bittiğini anlamadım. Gregor Samsa’nın bir sabah böcek olarak uyanmasıyla başlayan hikâye, ilk başta garip gelse de ilerledikçe aslında çok derin bir anlam taşıdığı gözle görülür. Gregor’un ailesiyle, özellikle de babasıyla olan ilişkisi bana Kafka’nın kendi hayatındaki babasıyla olan problemlerini hatırlattı.Kafka’nın kendisini bir böcek gibi hissetmesi – yani değersiz, dışlanmış ve yük gibi – bu hikâyeyi daha derin kılıyor. Kafka hayatında cılız, zayıf, çelimsiz birisi ve babası kendisi gibi güçlü, kuvvetli birisi olmasını ister ve bunu onda göremeyince Kafka'nın kendisini böcek gibi görmesini sağlayan en büyük etkenlerden en büyüğü olur. Bu eserinde de Gregor ve babası arasında ki sorunlar bir yerden tanıdık geliyor. Kitapta beni en çok etkileyen duygu ise "sığıntı olmak", fazla görülmek oldu. Gregor’un evin içinde bir sığıntı gibi hissedilmesi, zamanla herkesin ondan uzaklaşması, hor görülmesi... Bu kadar iyi geçirilemezdi okuyucuya. Bu duygu Kafka’nın kalemiyle çok güçlü bir şekilde aktarılmıştı. O sahneler aklıma geldikçe hâlâ içim buruklaşıyor. Bana göre herkesin okuması gereken bir kitap. Beni en etkileyen kitaplardan biri oldu. Umarım hiç birimiz ne Gregor Samsa'yı ne de Franz Kafka'yı anlamak zorunda kalmayız. “İçinde bulunduğun bedene bile yabancılaştığında, hangi ev sana yuva olur ki?” “Sadece sessizliğim kaldı geriye... ve onu bile kimse duymak istemiyor.” *“Bazen insan, en çok kendi evinde yabancı oluyor." Dipnot: İlk incelememdi hatam veya bir öneriniz varsa paylaşırsanız sevinirim :)
Duygu ve Düşünce
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,8bin okunma
·
1 +1'leme
·
93 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.