Kızıl KardelenŞeyma Demir Kitap ilk başta gayet güzel ilerledi sonraki bölümlerde sanki biraz ağır ilerledi. Yazarın okumuş olduğum ikinci kitabı . Hayatta da bazen kötü kalpli insanlar yüzünden peçe takarız yüzümüze. Gerçeği en güvendiklerimize gösteririz. Kızıl Kardelen'den cıkardıgımız en güzel ders ne olursa olsun sen sen olduğun için güzel ve değerlisin. Kimseyi takmamalı ve olduğun gibi yoluna devam etmelisin. Biraz kitabı tanıyacak olursak savaşcı asil ruhlu bey kızı ile Çerkez kavmine nefret duyan Osmanlı yüzbaşısı Kara Bey'in aşklarını anlatıyor.
Kafkasya' dan Osmanlı İmparatorluğu'na göç eden Çerkez kavmi. Ve onların asi savaşçı ruhlu bey kızları Kardelen , Çerkez kavmine nefret duyan acımasız sadece savaşmaktan anlayan osmanlı yüzbaşısı Kara Bey ile neler yaşayacağını bilmiyordu. Ve kader ağlarını örüyordu. Kardelen hep kendini lanetli olarak görüyordu. Kavmi ona büyücü diyordu. Bu yüzden peçe takmaya başladı. Halbuki bilmiyordu ki kendisi eşsiz bir güzelliğe ev sahipliği yapıyordu. Bir anda anlamadıgı bir şekilde kendisini Kara Bey'in karısı olarak bulmuştu. Dua ediyordu kocasının da kendisini büyücü olarak adlandırmamasi için. Babasının yüzünü yere eğmemek için elinden geleni yapacaktı.Kara Bey ise gaddar savaş meydanlarından geri durmayan bir yiğit Osmanlı yüzbaşısı. Öyle ki namını duymayan kalmamıştı. Herkes ona kurt diyordu avını asla bırakmazdı. Kadınlardan anlamazdı. Bu yüzden padisahın emrini yerine getirip Çerkez kızını alacak hanına bırakacak ve tekrar savaş meydanlarına dönecekti. Kızın peçe taktıgını görünce içinden demekki kimseye göstermek istemediği ya bir yarası var yada çok çirkin diye düsündü. Bilmiyordu kızıl saclı herkesten kıskanacagı bir hatuna tutulacagını ve inadı uğruna uzak durmaya calısacagını... "Bu kıza Güneş'in Öptüğü Kız demekte yerden göğe kadar haklılardı. Güneşin sıcaklığı kadar yakıcı, bir al kardeleninki kadar büyüleyici kokusu vardı. " #alıntı