Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar'ın kaleminden okuduğum ilk kitap. Kitaba ilk başladığımda her bölümün farklı bir şeyler anlatması başta kafamı karıştırdı ve ne tür bir kitap olduğunu anlayamamıştım. Dilinden ve bu karmaşadan dolayı kitaba ara vermeyi düşünsem de daha sonra beni kendine iyice çekti ve başından kalkmadan göz açıp kapayıncaya kadar bitti diyebilirim. Yani kitabın başında sıkılanlar olursa bırakmadan okumaya devam etmesini kesinlikle tavsiye ederim. Benim nezdimde farklı konusuyla dikkat çekici, dokunaklı, şaşırtıcı ve güzel bir eserdi.
Bünyamin'i kardeşim gibi benimsedim diyebilirim. Çektiği acılarla kahroldum, üzüldüm. Sarılmak ve her şeyin iyi olacağını ona söylemek istedim. Uzun İhsan Efendi'nin düşlerini okumak, onun düş dünyasında kaybolmak çok güzeldi. Tabii Uzun İhsan efendi de yazarın ta kendisiydi.