Eşref Saat’i okuduktan sonra elimde bir kitap değil, sanki hayat tecrübesiyle dolu bir büyüğümün sesi vardı. Kitap bittiğinde ise o sesi kaybetmiş gibi hissettim. Her cümlesi o kadar yerli yerindeydi ki neredeyse her satırın altını çizmemek elde değildi.
Şevket Rado’nun sade ama etkili dili, hem düşündürdü hem de içimde sessizce onayladığım birçok duyguyu, düşünceyi kelimelere döktü. Okudukça sadece bir yazarın değil, görmüş geçirmiş bir insanın tecrübeleriyle karşılaştığımı fark ettim.
Keşke sayfa sayısı biraz daha fazla olsaydı diye içimden geçirmedim desem yalan olur. Çünkü bu tür samimi, yol gösterici kitaplara gerçekten çok ihtiyacımız var. Özellikle gençlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Hatta sadece gençler değil; her yaşa, her seviyeye hitap eden, her okulda okutulması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Eşref Saat, sadece kitaplıkta bir yer kaplamaz; akılda ve yürekte de bir iz bırakır.
Keyifli okumalar
Şevket RadoEşref Saat