Kendini bilmeyen, algıladığı her şeye de yabancılaşmaya başlar.
Kişi bir bulut gibiyse, cehalet yağmur gibidir, istemeden, üzerinde durduğu her şeye bu cehaleti yağdıran...
Cehalet, şeyleri olduğu haliyle değil, üzerine gölgemizi düşürerek algılayışımızdır. Çünkü, algının kaynağı kişinin kendisidir. Kişi algıladığı her şeyi kendi gibi algılar, yani kişi kendinden bilir. Kendini bilmeyen için algılanan şey de bulanıktır. Algılanan şey kısmen karanlıkta kalarak algılanır ve bu da kişinin algıladığı şeylerin gerçek doğasına karşı yabancı kalmasına sebebiyet verir.
Gerçek Özgürlük Kaderin Bilgisinin Vücuda Bürünmesiyle Gelir