·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Haziran 2025 00:10 Bu kitabı okuduktan sonra kendime gelemedim. Ne duygularımı toparlayabildim, ne de düşüncelerimi. İşkence bölümlerinden tut, idam bölümlerine kadar kitabın her sayfası benim için bir kalp ağrısıydı. Gülünün Solduğu Akşam, yaşanmış bir acı, boğazda düğümlenen bir söz, anlatılmak istenip hep ertelenmiş bir iç dökmedir.
Başı dik üç gencin, devrimcinin, hikâyesi bu. Ve onların yanında duran, elinden bir şey gelmeyen bir adamın da hikayesi.
Bu kitap sık sık okuyucuya şu soruyu yöneltiyor, “Sen olsaydın ne yapardın?” Ya da şu soruyu, “Bir arkadaşını idama uğurlasan, sonra eve dönüp çay içebilir miydin?”
Ben bu kitabı okuduktan sonra uzun süre sessiz kaldım. Kafamda dönüp duran cümleler oldu. Hâlâ da var. Kolay kolay çıkmaz bu kitap insanın içinden. Çünkü sadece okutmuyor, hissettiriyor. Hayatta bazı hislerin tarifi yok.
Çok büyük adamlardı.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı bugün hâlâ saygıyla anıyoruz.