Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 01 Haziran 2025 02:53 Genel olarak sadece Kagithane ve onunla ilgili birkac durumun anlatildigi, genelin okuyabilecegi ama cok fazla anlam karmasinin ic oce gectigi bir eser olmus. Yani bitsin diye gözünün içine baktım denebilir.
İlk olarak Lale Devri ifadesinin tembellik ve safahat olarak yorumlanması çok sıkıntıydi. Bir durumu veya kişiyi karalamak için kendine olan yakınlığını arar mı insan? Bizim toplumumuzun bunu yapmaya çok muktedir bir durumda olduğunu öğrendim.
ikinci olarak Osmanlı kültüründe dini açıdan toplumun büyük çoğunluğu muslumanda olsa başka dinde olanlar da vsrdi. Heykelcilik dinimizce hos görülmeyen ve yasaklanan bir tabu olmus bu zevk ve safa alemlerinde. Kimse artık hayatın zevklerinden mahrum kalmak istemezken, bir kişi cikiyir ve dininize sarılın diyor. Ben anlatilanlardan dine karşı olmanin çok disavurulamyacagi o dönemde zevki sefa içinde bile olsa Hritiyanlarin kendi ülkelerinde satolarininsuslettifi tarzda heykelciligin yinede hos karsilanmadigini öğrenmiş oldum. Hatta istanbul gibi yerlerde buna yeltenen kisilerin aşı ve Türk olmayanlar olduğunu gördük. Bunun karşısında olanların ds hala şu anda heykel dikmeye devam etmeye çalıştıklarını be düşmanın bu şekilde anlaşılabileceği öğrendim.
Ama yinede çok büyük bir bilgi birikimi kattığını söyleyebileceğim bir kitap değil. Osmanli padişahları ve vezirleri için çok denklik aranmayacak durumlar ve haksızlık yapıldığını düşündüğüm alanlar var