Sanki camdan bir fanusun içindeyim…
7/10
·256 syf.··
2025 44. kitabı
“Her şey yolunda gibiydi. Ta ki içimden ‘hiçbir şey yolunda değil’ sesi gelene kadar.” Esther Greenwood: Başarılı, zeki, güzel… ama iç dünyası darmadağın. Yani klasik ‘her şey dışardan harika görünüyor’ sendromu. İçsel çöküşün, kadın olmanın ve toplum baskısının ağırlığını iliklerine kadar hissettiren bir roman Sırça Fanus. Esther Greenwood’un gözünden bakarken, aslında kendi kırılganlıklarımızla da yüzleşiyoruz. Plath’ın kalemi hem şairane hem de keskin; yaşadığı sancıları yazıya dökerken içimizi titretiyor. Bu kitap bir tür “şık depresyon” anlatısı gibi. Hani Instagram’da paylaşılan ‘mental health check’ var ya, işte onun 1950’ler versiyonu olarak düşünün. Ama bu sefer filtre yok, estetik kaygı sıfır, sadece gerçek bir iç çöküş var. Kitap, sadece depresyonu anlatmıyor. Aynı zamanda “normal” görünme çabasının, başarı baskısının ve kadınlığın sıkışmışlığını da sorguluyor. Bazı sayfaları okurken sustum. Bazı cümlelerde kendimi buldum. Belki sen de bulursun. Plath, kendi yaşadıklarını karakterine öyle güzel işlemiş ki bazı sayfalarda “Ben miyim bu?” diye düşündüm. (Spoiler: Evet, biraz sen de olabilirsin.) Not: Okurken ara ara “keşke terapist randevusu da verseydi Plath” diye düşündüğüm oldu. Sırça Fanus, hem karanlık hem dürüst. Hem ağır hem komik yerden vuran bir hikâye. Ama en çok da şu soruyu sorduruyor: “Gerçekten iyi miyim, yoksa sadece alıştım mı?” Okurken hissettiklerinizi bastırmayın, çünkü Sırça Fanus zaten bastırılanların hikayesi…
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
·
153 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.