Hepimizin, kalbinin gerçekten attığını hissettiği, dünyaya geldiğime değdi diye düşündüğü zamanlar vardır.Benim için bunun zirve deneyimi Kabe-i Muazzama'yı gördüğüm o ilk ân-dı diyebilirim.
Evet zaman zaman gözlerimi kapatıp hâyâl etmek.. oradayken hep aynı yerden, tam Hacer-ül Esved'e bakan merdivenlerde oturup O' nu izlemek..O' nun da beni izlediğini hissede hissede. daha ayrılmadan özledim seni, sen de beni özleyecek misin diye gözyaşlarıyla sora sora, sanki okyanusda bir damla gibi O'nda ve orada eriye eriye, yokluğun zirvesinde O tek olandan başka bir şey kalmayana kadar kendinden geçmek..esen rüzgârın, yağan yağmurun, serin gölgelerin,nereden geldiğini anlayamadiğınız misk gibi kokunun yüzünüze dokunan Râhmet parmakları olduğunu farzedip tüm bu güzellikleri üzerinize alınmak.. yeryüzünün en kıymetli parçasında O'nun(cc) konuğu olduğunuz imtiyâzıyla naz ve niyâzla her ân ağırlandığınız hazıyla hâlden hâle inkîlâb..
İnsan Mekke'de ve Medine'de şahittir şehre, mâbede, ayân beyân olan ilâhi tecellilere ama en çok da kendi özüne.
Zira rûhun temâşa ettiği, muhatap olduğu nihayetsiz ,sınırsız "şeyler" her neler ise beşeri gözün ve aklın çaresiz, âciz, kifâyetsiz kaldığını hissettiği, hem fiziksel hem metafiziksel bir yolculuk ve şahitliktir bu.
Ve ben şu hayatta en çok oraya gidenlerin, "kâlp gözleriyle" şahit olduklarını dinlemeyi sevdim.
"O nu ilk gördüğünde ne hissettin?" sorusu, muhatabın kâlbinin ve ruhunun şahit olduğu şey, dilin sınırları dahilinde nasıl ifade edilebilir diye bir merak aslında.
İşte bu eser de kıymetli bir hanımefendinin diyanet görevlisi olarak gittiği kutsal beldelerdeki şahitliğini günlük şeklinde kâleme aldığı notlarını içeriyor.
Bazen dünya dar gelince ,gönül gözüm oraları temâşa eder , hâyâl kanatlarım oralara uçar da sanki ruhuma cennetten bir pencere inşirahı lûtfedilir..Bu kitap tam öyle bir haleti ruhiye içindeyken okumalarımı takip eden bir kardeşim vesilesiyle elime ulaştı.Şaşkındım duygularımın âdetâ kelimelere bürünerek tecessüm ettiği eseri,gözyaşlarıyla bitmesinden korkarak okudum.
Öyle gerçek ve samimi duygularla yazılmıştı ki benim için hem içeriği hem de zamanlaması açısından çok canlı ve kıymetli bir yolculuk oldu. Mukaddes beldelere gidenler için tatlı bir hatırlama vesilesi, henüz gitmeyenler için de duygusal bir rehber olacağını düşünerek okumanızı hararetle tavsiye ederim.
Ravza CihanÜç Mescit Bir Şahit
Üç Mescit Bir ŞahitRavza Cihan · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20254 okunma