·632 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Haziran 2025 21:03 Bir İstanbul Masalı...
Kadim şehir İstanbul...
Byzantion, Kral Byzas'ın efsanevi kenti.
Konstantinopolis, İmparator Konstantinus'un başkenti.
Kostantiniyye, Fatih Sultan Mehmet'in yeni başkenti.
İstanbul, Cumhuriyet'in modern kenti.
Bir çok medeniyetin ve bir çok hükümdarın süsleriyle bezenmiş muazzam bir kültür hazinesi bir şehirdir İstanbul. Dünyanın en kudretli hükümdarlarının muhteşem izleriyle süslenmiştir bu şehir. Kral Byzas'ın Poseidon Tapınağı, Konstantinus'un Çemberli Taş, Hipodrom ve Palatium Magnum'u, II. Theodosius'un muazzam surları, I. Justinianus'un o güne kadar yapılmış en büyük tapınağı Ayasofya, Fatih'in Topkapı Sarayı, Kanuni'nin Süleymaniyesi ve yüzlercesi bu izlere bazı örneklerdir. Bu muhteşem süslerden bazıları kaybolup gitmişken bazıları hala dimdik ayakta duruyor, etrafı beton yığınlarla kuşatılmış olsa da...
Ama biz bu kültür hazinesinesinin farkında mıyız, değerini biliyor muyuz? Elbette ki hayır. İşte Ahmet Ümit'in dikkat çekmek istediği budur. Haraç mezat yağmalanan, tahrip edilen bu hazinenin cehalete, ranta, betona kurban ediliğine objektif tutuyor. Yani bu kültür hazinesine nasıl ihanet ettiğimizi anlatıyor. İşte romanın amacı bu.
İstanbul Hatırası...
İstanbul'u anlatan muhteşem bir roman.
Roman İstanbul'u ilmek ilmek işliyor. Kendimizi Roma meydanlarında, Osmanlı Saraylarında, görkemli tapınaklarda ve İstanbul sokaklarında buluyoruz.
Yine muhteşem bir Başkomser Nevzat polisiyesi... Çok çok başarılı bir polisiye romanı olmuş bence. Ve sonu çok şaşırtıcı, bizi ters köşe yapmayı başarıyor yine Ahmet Ümit.
İyi okumalar.