Bu tarz kitapları okumayalı çok olmuş. İyi ki okumuşum bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Charlie IQ seviyesi 68 olarak yaşamını sürdüren seveni, sevileni olan ve gayet mutlu bir yaşamı olan biridir. Ta ki bazı bilim adamları ameliyat sonrası IQ seviyesini yükseltene kadar. 200 e kadar çıkan bir IQ seviyesini de okuyoruz. Peki bu kadar zeki hatta olağanüstü bir zekaya sahip biri ne ister ki bu hayattan. Sevmeyi, sevilmeyi en saf haliyle ister. Charlie bu eksikliği ve bazı duyguların eksikliğini derinden hissetse de elinden bir şey gelmez. Ne demişler cahillik mutluluktur. Zeka seviyesi hızlı bir şekilde yükselen karakterimizde yolunda gitmeyen biyolojik sıkıntılar da diğer sıkıntılar ile paralel seyreder. Algernon adında bir deney faresinde denenen bu zeka seviyesini arttıran bir takım ameliyatlar sonrası Algernon da istenmeyen davranışlar başverince Charlie ve ekibi de bir şeyleri yanlış yaptıklarını anlarlar. Asansör misali çıkan bir IQ artık hızlı bir inişe geçmeye başlamıştır.
Duyguları somut bir şekilde ele alıp bunu okuyucuya aktarma işini iyi beceren yazarımız Charlie’nin hayatı üzerinden çıkarım yapmamızı sağlıyor. Kendimizi de onun yerine koyup belki de ortak alacağımız kararların da kaderini yaşıyoruz. Cidden kitabı bitirdiğimde Charlie için sevindiğimi hissettim. Çok düşünmek, ayrıntılarda boğulmak ve bir çok şeyi istemsiz kafaya takmak insanın cehennem çukurudur. Ve gitgide o çukur daha genleşip derinleşiyor. Bu yüzden ne diyoruz cahillik, bilmemek, bilmediğinin farkında olmamak bence en doğru söz bu olur mutluluktur.
Bu konuyu daha derin ve betimlemelerle tekrar ele alınıp şöyle tuğla ağırlığında bir kitap olmasını da çok isterim zevkle okurum. Anlatılan bazı şeyleri daha uzun süreli okumak isterdim.