DİKKAT SPOILER İÇERİR!
9/10
·144 syf.··
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2025 03:35
Okuduğum en ilgi çekici kitaplardan biriydi. Okurken eğlendim de yer yer düşündüm de. Hele sonu... Üç dakika bakıştık o cümlelerle. *spoilersız bir yazı olarak başladım ama baktım aslında anlatıyorum bayağı ben de devam ettim Distopik sayılabilecek bir gelecekte geçiyor. Bu gelecekte hayatını sonlandırmak isteyenlere yardım eden ve intiharda kullanabilecekleri malzemeler satan bir dükkan var, İntihar Dükkanı. Bu dükkanı nesillerdir işleten Tuvache ailesi ise intihar düşüncsine resmen obsesif, üçüncü çocukları Alan hariç. O kadar ki çocuklarının isimlerini bile intihar eden ünlü isimlerden seçmişler; Vincent (Van Gogh), Marilyn (Monroe) ve Alan (Turing). Hatta anne Lucrèce Tuvache yemeği bile intihar edip, kendini uçurumdan atan koyundan yapıyor. İntiharın yanı sıra olumsuz tüm düşünceler de makbul sayılıyor. Depresif olmak bir lütuf gibi. Dükkana gelen müşteriler sadece bir kere gelebildikleri için çıkarken "elveda" denerek uğurlanıyor. Bugün ne kadar kötü bir gün demek bir övgü. Ama nasıl olduysa daha bebekliğinden itibaren gülmeye başlayan Alan onlardan çok farklı, hayatı yaşamaya değer görüyor. Neşeli müzikler dinliyor, şarkı söylüyor, kendini çirkin bulan (ailesinin de bu düşüncesini körüklediği) ablasına onu güzel bulduğunu söylüyor. Gelen müşterileri içtenlikle karşılıyor, görüşmek üzere diye uğurluyor ve ailesinden de tepki alıyor. Tüm bu farklılığından dolayı da ailede dışlanıyor, "sorunlu" çocuk olarak görülüyor. Yavaş yavaş kardeşlerini de etkillemeye başladığı sırada fanatik düşüncelere sahip olan babası tarafından eğitim kampına gönderiliyor ama dönüşü gidişinden daha güçlü oluyor. Kamptan da uyumsuzluğu nedeniyle atılıyor ve eve dönüyor. Oğlunu özleyen anne ve kardeşleri neredeyse Alan'ı sevgiyle karşılayacaklar. Bu sırada baba Mishima ağır bir depresyon atağıyla yatağa düşüyor, bu sürede Alan herkesi etkisi altına almış, İntihar Dükkanı artık İntihar dükkanı değil. Ailenin diğer üyeleri buna alışmış ancak fanatik baba soyunun adına leke sürüldüğü için çıldırmakta. Bardağı taşıran son damla ise canlı yayında toplu intihar edecek olan hükümet yetkililerine zehir yerine gülme gazı satılması oluyor. Baba oğluna öfkeyle saldırıyor, babasının saldırısı sonucu evlerinin kulesinden düşüyor (evet evlerinde kule var çünkü evleri eski bir ibadethane. Ya bir kilisenin çan kulesi ya da bir caminin minaresi bu). Alanın düşmesiyle endişeye kapılıp ona tutabileceği bir şey sarkıtıyorlar, tüm aile onu yukarı çekerken baba bile fanatikliğini bir kenar atmış çünkü aslında oğlunu seviyor. Herkes onu kurtarıyor olmanın mutluluğundayken çarpıcı sonumuz geliyor. Alan ellerini bırakıyor. Tüm hikayeyi okurken Alan'ın da bu aileden olduğunu unutuyoruz, bu pozitifliğinin ailesinde mutlu hale getirmek için olduğunu ve buna bir görev aşkıyla sarıldığını göremiyoruz. Sonunda görevi başarmış ve bir noktada yaşama sarılmış olmasını sağlayan amacı da aynı yukarı çekilirken tuttuğu bez gibi ellerinden kayıyor. Tuvache genleri ve tüm çocukluğu baskın gelmeye başlamış olsa gerek ki artık onun için de hayatı yaşamaya gerek kalmıyor.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
·
119 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.