·429 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Haziran 2025 20:20 Bu yıl Sezgin Kaymaz ile tanıştım ve geç kalmış olmanın eksikliğini hissettim, ancak bu keşif bir o kadar da ilham verici oldu. Hayatın içinde hâlâ böylesine değerli eserler bulmanın mutluluğu paha biçilemez. Deccal’in Hatırı, 1989 Ankara’sının sokaklarında geçen, mizahla hüznün, gerçekle absürtlüğün ustalıkla harmanlandığı bir roman. Veysel, Zila, Hayri ve Deccal Celâl gibi unutulmaz karakterler, sanki bir Ankara çay ocağında yanınızda oturan gerçek insanlar gibi hissettiriyor.
Sezgin Kaymaz’ın dili, sokak kültürünün samimiyetiyle felsefi derinliği birleştiriyor. Roman, aşk, dostluk, insan olmanın karmaşası ve hayatın beklenmedik anları gibi temaları işlerken, özellikle aşk bu eserde biraz daha öne çıkıyor. Marjinal karakterler üzerinden cesurca ve içten işlenen aşk, kalıpların ötesine geçerek okuyucuyu derinden etkiliyor. Zila’nın cesareti, Veysel’in çaresizliği ve Celâl’in “deccal”liği, her biri kendi hikâyesiyle parlıyor ve adeta birer yaşam dersi sunuyor. Mizah, Kaymaz’ın her eserinde olduğu gibi tam kıvamında; ne fazla ne eksik. Temalar tanıdık gelse de, bu tanıdıklık kitabı daha da çekici kılıyor; zaten bu yüzden Kaymaz’ın edebi dünyasından çıkmak istemiyorum. Bir kitabı bitirip diğerine başlamak, adeta bir bağımlılık haline geldi.
Deccal’in Hatırı, en sevdiğim Kaymaz eserlerinden biri oldu. Beklentileri karşılamakla kalmıyor, fazlasını sunuyor. Ankara’yı bilenler için nostaljik bir yolculuk, bilmeyenler için ise bir zaman makinesi. Edebiyatseverlere, özellikle farklı ve etkileyici bir okuma deneyimi arayanlara bu kitabı gönül rahatlığıyla öneririm.