Reşat Nuri Güntekin’in Acımak kitabı okuduğum en çok beğendiğim ve etkilendiğim Türk Edebiyatı klasiklerinden birisi oldu. Acımak bir insanı insan yapan en tabii duygulardan birisi belki de en önemlisidir. Reşat Nuri Güntekin’de Acımak kitabında bu duygudan yoksun ama mesleğinde son derece başarılı bir öğretmen olan Zehra Hanım’ın hikayesini anlatmaktadır.
Aslında kitabın ana karakteri ne kadar Zehra Hanım gibi gözükse de kitabın ilerleyen kısımlarda ana karakterin Zehra Hanım’ın babası Mürşit Bey olduğunu görmekteyiz. İlk sayfalarda Mürşit Bey hakkında bilgilere Zehra Hanım’ın gözünden ulaşmaktayız. Lakin kitabın ilerleyen sayfalarında Mürşit Bey’in hatıra defteri üzerinden Mürşit Bey’in gerçekte nasıl biri olduğunu ve neden öyle olduğunu öğrenmekteyiz.
Bir insanın niyeti ve emelleri ne kadar güzel olursa olsun eğer çevresi bozuksa kendisini korumasının çok güç olduğunu ve felaketlere sürüklenmemenin imkansız olduğunu bu kitapta net bir şekilde görebiliyoruz. Eşimiz ve dostlarımızın en az niyetlerimiz ve emellerimiz kadar güzel ve iyi olmasının önemini bu kitap net bir şekilde vurguluyor. Bazen gözümüzle gördüğümüz bir şeyin iç yüzünün öyle olmayabileceğini de yine bu kitaptan görebiliyoruz.
Kitabı başladıktan sonra elimden bırakamadım ve sayfalar bir sele katılmış su gibi akıp gittiler. Kitabı bir günde bitirmiş bulundum. Türk Edebiyatından sürükleyici bir kitap okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
İncelememi kitaptan sevdiğim alıntılar ile bitirecek olursam;
“Hatıralarının en güzelleri en eskileriydi.”
“Yalnız bir insan için yer değiştirmenin büyük bir ehemmiyeti olmazdı.”
“Okurken başka bir dünyaya girer, bütün dertlerimi unuturdum.”