9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2025 17:49
Canavar, bize öteki olmanın hikayesini anlatıyor. Henry, varlıklı bir doktorun yanında seyis olarak çalışan bir siyahidir. Seyislik yaptığı binanın tavan arasında yaşayan Henry, toplum tarafından sevilen, farklı bulunsa da kanıksanmış bir adamdır. Bir gün çalıştığı evde yangın çıkmasıyla evin küçük oğlunu kurtarmak için içeri girer ve çocuğu kurtarsa da yaralanarak tanınamayacak hale gelir. Artık yüzü olmayan ve kalıcı beyin hasarına uğramış Henry, çirkin ve öteki olarak yaşamına devam etmelidir. Kitapta işlenilen konunun toplumsal yanı bireysel yanından çok daha ağır basıyor. Henry geçirdiği kazadan sonra kendini ona borçlu hisseden ev sahibi Doktor Ned Tresscot'un bakımına kalıyor. Tresscot'a Henry'yi ölüme terk etmesini, bırakmasını söyleyen çok olsa da o bu adama çocuğunu kurtardığı için borcunu böyle ödüyor. Onu hayata bağlamakla da kalmıyor, onun bizzat savunuculuğunu yapıyor, ona kalacak yer sağlıyor ve onunla ilgileniyor. Ancak böyle ilerledikçe kulağımıza çalınıyor ki insanlar sadece Henry'yi dışlamakla kalmıyor aynı zamanda Henry'ye sahip çıkan bu insanlara da kendi aralarında tepkileniyorlar. Burada Henry toplumun azınlık olarak nitelendirilen, kenara itilen herhangi bir grubunu temsil ediyor. Tıpkı eşcinsellere nefret kustukları gibi, farklı dinlere, ideolojilere öfkeyle yaklaştıkları gibi, farklı ten renklerini, ırkları yargıladıkları gibi Henry'yi de nefretlerine, öfkelerine ve yargılarına kurban ediyorlar. Burada gördüğümüz Tresscot ise gerçekten ötekileştirilmiş, toplum dışına itilmiş insanların yanında kalan, onlara arkadaşlığını sunan insanları temsil ediyor. Her ne kadar Henry'ye böyle davranmak için ortaya sürdükleri sebep olan özellikleri Tresscot taşımasa da onu da Henry gibi görüyorlar. Peki toplumda her zaman dışlananın yanında olmak nefret mi getiriyor ki, diye sorabilirsiniz. Her zaman getirmiyor çünkü her zaman gerçekten yanında olmuyoruz o insanların. Bu da kitaptaki çocukların sahnesiyle gösteriliyor bize. Kendi aralarında toplanan çocuklar eğlence olsun diye ¨Ben Henry'ye dokunabilirim...¨ diyerek birbirleriyle yarışmaya başlıyorlar. Tüm arkadaşları uzaktan izlerken Henry'ye dokunup geri dönen çocuk ise bir cesaret ve gururla dönüyor arkadaşlarının yanına. Farklı bir hayata dokunmuş oluyor kendince, cesaretini kanıtlıyor ama Henry'ye sadece kontrollü şartlar altında bir gösteri olarak dokunuyor ve oradan çıkınca Henry'yi bir daha düşünmüyor. Tıpkı Onur Ayında eşcinsel müşterileri için logosunu gökkuşaklarına boyayıp ofislerde homofobiyi destekleyen şirketler, Filistin'i destekliyor, İsrail'i lanetliyor gibi yapıp İsrail'le alışverişi sürdüren kuruluşlar ya da kurumlar gibi... Burada gerçek desteği onunla hisseden, onun çektiğini kendi içinde de çeken bireyde aramak gerekir. Yani Tresscot'ta. Kitabın üzerine uzun uzun düşünülmeli ve konuşulmalı. Özellikle son sahne beni çok etkiledi, herkesin okuması gereken kısa bir eser.
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,223 okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.