Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 56. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 14:33
Konusuyla dikkat çeken ama sonu ile yarım bırakılan bir kitap. Yazarın dili yalındı. Okumak güzeldi. Kitabın konusuna değinirsek; baş karakterimiz Henry yangında ölmek üzere olan bir çocuğu kurtarmaya çalışırken yanıyor ve yüzünü kaybediyor. Halk önce Henry’i kahraman ilan ediyor. Daha sonra adamın yüzünü görünce ondan korkup onun canavar hatta iblis olduğunu düşünüyorlar. Hatta onun ölmesini istiyorlar. Kadinlar ve çocukların Henry e davranışları gerçekten üzücüydü. İnsanlar zaten böyle değiller midir? Biri için canınızı verecek olun, kötü bir şey görecek olsalar hep öyleydi derler. Yazar hakkında beni üzen bir durum oldu. 1897 yılındaki Osmanlı Yunan savaşında muhabirlik yapmış olan yazar bu kitapta “dünyanın daha iyi bir yer olması için ; Türklerin denize dökülüp boğulması gerektiğini” söylüyordu. Böyle bir cümle okumak benim için hayal kırıklığıydı !!!
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
9/10
·75 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 21:31
Henry Johnson adlı siyahi genç, kasabada çıkan yangında doktor Trescott'un oğlunu kurtarır. Fakat Henry'nin tüm vücudu neredeyse yanmıştır ve herkes onun öleceğini düşünür. Henry yapılan tedavi sonucu ölmez fakat yüzü ve tüm vücudu görüntü açısından insanları oldukça korkutur. İnsanlar Henry'nin cesaretine, yardımseverliğine ve insanlığına odaklanıp ona yardım edeceği halde sadece dış görüntüsüne bakarak ondan korkup kaçmaya, onu dışlamaya, onu hor görmeyi odaklanır. Asıl soru şu: Peki bunu yapan insanlar mı canavar, yoksa sırf dış görünüşünden dolayı Henry mi???
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2024 22. kitabı
Crane ırkçılık, tecrit, kitle öfkesi gibi temalar içeren Canavar’ı binlerce siyahın öldürüldüğü linç olaylarının yaşandığı 19. yüzyılın sonunda kaleme alır.Canavar kitabı siyahi bir adamın beyaz olan bir çocuğu yangından kurtarması ile kurgulanan bir kitap o döneme göre siyahilere yapılan ırkçılıkla ilişkilendirildi.Yangında yüzü yanan siyahi adam Henry insanlar tarafından korkulacak bir adam halini alır.Henry'nin yanında çalıştığı doktor Trescott bu siyahi adamın iyiliğini unutmayıp onu yanında tutmaya devam eder ancak kasaba sakinleri bundan rahatsızlık duyar onu iblis veya canavar olarak algılarlar.Henry Johnson’ın da korkulan bir “canavara” dönüşmesiyle karakterler arasındaki bütün ilişkiler değişir. Görünen o ki bir insanın yüzünü kaybetmesi, toplumda ona atfedilen rolü de kaybederek tanınmaz hale gelmesi demektir. Yazar ise asıl canavarın Henry mi, yoksa kendinden olmayanı nefretle dışlayan toplum mu olduğuna karar vermeyi okuruna bırakır. Okumanızı tavsiye ederim
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
8/10
·80 syf.··
2025 32. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2025 10:39
Irkçılık günümüzde de çok sorun olan bir konu. Bu kitapta da siyahi bir gencin yaşadığı yerde uğradığı ırkçılıktan başlamış kitap. Daha sonra ise, patronunun oğlunu yangından kurtarırken, yüzünün tamamının yanması sebebiyle de çevresindeki insanların onu canavar olarak nitelendirip dışlamasından bahsedilmiş. Kitabın sonu yarım kalmış gibiydi. Kitapta tek beğendiğim nokta patron doktorun yapılan iyiliği gözardı etmeyişi oldu.
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
Asıl Canavar kim ?
7/10
·80 syf.··
2023 106. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2023 15:26
Stephen Crane’in okuduğum ilk kitabı. Kitabın özetine gelirsek; beyaz ırktan bir çocuğu kurtarmak için yangının ortasına dalarak feci şekilde yanan siyahi bir gencin dramını anlatıyor. Dram diyorum çünkü okurken o duyguyu yoğun bir şekilde hissettim. O dönemlerde zaten var olan ırkçılığın, üstüne köleliğin kaldırılmış olması siyahilere duyulan öfkeyi git gide arttırırken, Yaşanılan bir olay ile birlikte hala toplumda devam eden o ayrımcılık ve ön yargılar bütün ilişkilerin daha da çok gerginleşmesine sebep oluyor, acımasızlığı tekrar gün yüzüne bir kez daha çıkartıyor. Ve kitapta ayrıştırma baştan sona kadar tüm ayrıntılarıyla vurgulanmış. Hikaye gerçekliğin ta kendisi. Zaten Novella tarzı kullanılmış yani gerçekçi bir anlatım ve üslupla yazılmış kısa anlatılardan oluştuğu için okuması çok rahat bir kitaptı. Yazar bir taraftan Henry karakterinin bir “canavara” dönüşmesini tetikleyen asıl nedenleri sorgularken, diğer taraftan en önemli sorusunun cevabını da biz okuyuculara bırakıyor. Asıl Canavar Henry mi, yoksa sırf renginden, görüntüsünden dolayı onu dışlayan, nefret duyan toplum mu ? Mutlaka okunması gereken klasiklerden birisi…
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
Görünüşün Gölgesinde Kaybolmak
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 170. kitabı
Bir kentin sessiz sokaklarında, bir adamın yüzünde taşıdığı izler sadece yanığın değil, insanların kalplerinde sakladığı acımasızlığın da iziydi. “Canavar”, görünüşün insanı nasıl mahkûm ettiğini, toplumun merhamet iddiasının aslında ne kadar kırılgan ve sahte olabileceğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer. Henry Johnson, cesaretin vücut bulmuş hâlidir. Çocuğu kurtarırken alevlerin içine atılan beden, kahramanlığın en saf örneğini sergiler. Fakat kurtardığı cana rağmen, yüzünde bıraktığı izler onu toplum için bir kahramandan çok bir “canavara” dönüştürür. İnsanların gözlerinde, kalbinde ve dillerinde onun için açılan yaralar, yangından daha derindir. Kasaba halkının tavrı, bir ayna gibi insanlığın yüzüne tutulur: İnsan, korkularını kendi gözünden başka yerde gördüğünde merhamet maskesini indirir ve önyargısının kölesi olur. Johnson’un cesareti, ona hayranlık getirmek yerine yalnızlık getirir. Kahramanlık ödüllendirilmez; aksine, toplumsal dışlanma ile cezalandırılır. Crane, bu hikâyede insanın gerçek yüzünü acımasız bir berraklıkla gösterir. Toplumun kahraman yaratma arzusu, kahramanın farklı görünümüyle hemen yok olur. İnsan, kendi huzurunu bozan her şeye düşman kesilir, hatta ona borçlu olduğu kahramana bile. Bu eser, “görünüşe aldanan gözlerin, hakikati göremeyen kalplerin trajedisi”dir. Johnson’un hikâyesi, insanlığın en acı derslerinden birini fısıldar Gerçek canavar, yüzünde yanık izleri taşıyan değil; vicdanını kaybeden, merhametini önyargıya kurban eden insanlardır.
Duygu ve Düşünce
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
Spoiler içerir
6/10
·80 syf.··
2025 22. kitabı
Henry Johnson adında siyahi bir hizmetlinin hikâyesini anlatan bu Stephen Crane yapıtı, aslında toplumun önyargılarını ve dışlayıcılığını gözler önüne seriyor. Johnson, hizmet verdiği evde çıkan yangında beyaz bir çocuğu kurtarmak için yüzünü feda eder; yanıklarla dolu yüzü artık onun kaderini belirler. Kahramanca bir fedakârlık yapmasına rağmen toplum onu bir “canavar” olarak tanımlar ve soyutlar. Bu noktada yazar, evin sahibi ve aynı zamanda çocuğun babası olan doktorun çaresizliğini de derin bir insani trajediyle birlikte işler. Ancak benim için hoş olmayan bir ayrıntı vardı: Kitabın karakterlerinden Martha üzerinden verilen Türk düşmanlığı. Ne kadar kurgu olursa olsun, Türkleri yakından tanıyan bir yazarın böyle bir alt metin kurması ve bunu başka bir halka güzelleme yapmak için kullanması rahatsız edici geldi.
Edebiyat
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2022 564. kitabı
New York yakınlarında yer alan Whilomville adlı kurgusal bir kasabada; önyargıların, korkunun ve tecridin gölgesinde geçen bu hikâyede, beyaz ırktan bir çocuğu kurtarmak uğruna yangının ortasına dalarak feci şekilde yanan siyahi bir gencin toplumdan nasıl dışlandığına şahit oluruz... Değişim başka yerde, Henry'nin ta içinde bir yerlerdeydi. (Eserder S :6) Köleliğin kaldırılmasıyla birlikte siyahilere duyulan nefretin ayyuka çıkması yetmezmiş gibi, siyahi yardımcı Henry Johnson’ın da korkulan bir “canavara” dönüşmesiyle karakterler arasındaki bütün ilişkiler değişir. Görünen o ki bir insanın yüzünü kaybetmesi, toplumda ona atfedilen rolü de kaybederek tanınmaz hale gelmesi demektir. Yazar ise asıl canavarın Henry mi, yoksa kendinden olmayanı nefretle dışlayan toplumun görüşünü okura bırakmış yazar mu, olduğuna karar vermeyi okuruna bırakır Sanki kıskançlık, nefret ve kötülükle ete kemiğe bürünmüş gibiydiler. .. (S:20) Sanıyorum ki ondan geriye yaralanacak pek de bir şey kalmamış, değil mi? Sanırım yaralanabileceği kadar yaralanmış zaten.. (Eserden s:53) Pekii? Bu nefretin nedeni ne olabilir?
Dünya Klasikleri Edebiyat Roman
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
7/10
·80 syf.··
2022 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2022 00:00
•Henry...çıkan yangın sonucu, içerde kalan çocuğu kurtarmak için yangına dalan, ve bu yüzden yüzü yanan..kahraman ilan edilmesi gerekirken, insanların ondan korkup kaçması, canavar diye adlandırması içimi burktu diyebilirim..kitabın daha uzun olmasını isterdim. Sonunda Henry'e ne oldu? Kimse olan yakın durdu, sohbet etti mi? Neler oldu devamında bilmek isterdim..kitap yarım kaldı gibi bir şey oldu benim için..keşke Henry'nin iç sesini dinleseydik, yüzünün yanması yüzünden insanların ondan korkuyla kaçarken ne düşündüğünü, ne hissettiğini, iç sesini okumayı çok çok isterdim.. . . - 1 saar içerisinde bitirebileceğiniz bir kitap, keyifli okumalar '
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma
Crane'in Canavarı
4/10
·80 syf.··
2020 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2020 13:52
Buraya kitapla ilgili olumlu bir inceleme yazmak isterdim ama ne yazık ki yazamıyorum. Tek diyeceğim büyük bir hayal kırıklığıydı. Kitabı almadan önce büyük beklentilerim vardı. Arkasındaki açıklamayı okuduğumda gerçekten güzel bir konusu olduğunu düşünüp heyecanlanmıştım. Ama kısa bir öykü olmasına rağmen zar zor bitirdim. Şahsen boş ve yüzeysel bir şeklide kaleme alındınığını düşünüyorum. Verilmek istenen mesaj havada kalmış, belki de yazıldığı dönemin şartlarından kaynaklanan bir çekinme var Crane'de bilemiyorum. Çevirisi de rahatsız ediciydi. Bir şeyler yanlış gitmiş, siyahileri garip bir şiveyle kelimeleri tam telaffuz edemeden konuşuyor gibi göstermiş. Ne yazık ki büyük bir beklentinin sonu büyük bir hayal kırıklığı oldu benim için...
Edebiyat
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,209 okunma

Yazar Hakkında

Stephen CraneYazar · 12 kitap
Stephen Crane, Amerikalı şair, yazar ve kısa hikayecisidir. Amerikan İç Savaşı’ndan 6 yıl sonra 1871 de doğdu. 24 yaşında hiç savaş görmeden sadece eski askerlerin anılarına dayanarak dünya edebiyatının en gerçekçi savaş romanlarından birini yazdı ve 1900 de genç yaşta tüberkülozdan öldü. Protestan bir ailenin 9.cu çocuğu olan Crane, 4 yaşında yazmaya başlamış ve 16 yaşında ilk makaleleri ve denemeleri yayınlanmıştır. Üniversiteye fazla ilgi göstermemiş ve 1891'de eğitimini yarım bırakarak muhabirlik ve yazarlık yapmaya başlamıştır. İlk romanı 1893 yılında yayınlanan Maggie: A Girl of the Streets (Sokak Kızı Maggie)'dir. New Jersey’de doğan Stephen Crane’in kökleri bir yüzyıl önce yaşamış olan Devrimci Savaş'taki askerlere, din adamlarına, şeriflere, hakimlere, ve çiftçilere kadar gidiyordu. Öncelikle gazeteci olmakla beraber, kurgu, denemeler, şiir ve oyunlar da yazmış olan Crane, hayatı en doğal haliyle kenar mahallelerde ve savaş meydanlarında görmüştür. Kısa öyküleri, özellikle The Open Boat (Açık Gemi), The Blue Hotel (Mavi Otel), ve The Bride Comes to Yellow Sky (Sarı Gök Yüzüne Gelin Geliyor) bu edebi biçimi örneklendirmiştir. The Red Badge of Courage (Kanlı Madalya) başlıklı unutulmaz İç Savaş romanı 1895te basılmış ve büyük coşkuyla karşılanmıştır. Ancak, sağlığını ihmal ettiğinden 29 yaşında, bu ilginin tadını çıkarmağa zamanı olamadan ölmüştür. 20’nci yüzyılın ilk yirmi yılında hemen hemen unutulmuş, lakin 1923’te Thomas Beer’in yazdığı övgü dolu biyografi sayesinde yeniden hatırlanmıştır. Sıradan adamın savunucusu, bir gerçekçi ve bir sembolist olarak o zamandan beri süregelen bir başarı yakalamıştır. Crane’in Maggie: A Girl of the Streets (Sokak Kızı Maggie, 1893) en erken olmasa bile en iyi doğalcı Amerikan romanlarından birisidir. Eğitimsiz, alkolik anne babanın kesinlikle ihmal ettiği, fakir, duygusal bir genç kızın üzücü öyküsüdür. Aşık ve şiddet dolu ev yaşantısından kaçmak isteyen bu kız, genç bir adam tarafından baştan çıkartılmaya ve onunla yaşamaya razı olurla ama adam onu kısa bir süre sonra terk eder. Kendini üstün gören annesi onu reddedince, Maggie yaşayabilmek için fahişeliğe başlar ama kısa bir süre sonra çaresizlikten yaşamına son verir. Crane’in ayakları yere basan konu içeriği, ve tarafsız, ahlaksal yorumlardan arınmış bilimsel biçimi, Maggie’yi doğalcı bir eser olarak damgalar.