Sultanmurat

Cengiz Aytmatov
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·150 syf.··
2024 93. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2024 12:09
Sultan Murat, Aytmatov’un savaşın insan ruhu üzerindeki etkilerini ele aldığı dokunaklı bir hikâye. Kitap, II. Dünya Savaşı döneminde, Kırgız bozkırlarında geçen bir yaşam mücadelesini ve savaşın getirdiği yıkımları konu alır. Roman, genç bir adam olan Sultan Murat’ın, ailesine ve köyüne duyduğu bağlılık ile hayatın acımasız gerçekleri arasında sıkışmış duygularını işler. Savaş, sadece cephede olanları değil, köyde kalan kadınları, çocukları ve yaşlıları da etkiler. Sultan Murat, genç yaşta büyümek zorunda kalan bir bireyi temsil eder. Onun hikâyesi, hem bireysel hem de toplumsal mücadelelerin iç içe geçtiği bir dünyayı anlatır. Ana Karakterler • Sultan Murat: Hikâyenin merkezindeki genç karakter, ailesine ve vatanına karşı sorumluluklarının farkında olan, ancak yaşamın zorluklarıyla baş etmeye çalışan bir figürdür. • Ailesi ve Köy Halkı: Savaşın ağır yükünü sırtlayan bireyler, hikâyeye insani bir derinlik katar. Temalar 1. Savaş ve İnsanlık: Savaşın yıkıcı etkileri, yalnızca fiziksel değil, duygusal anlamda da ele alınır. 2. Aile ve Toplum: Aytmatov, bireyin ailesine ve topluma olan bağını derinlemesine işler. 3. Doğa ve İnsan İlişkisi: Bozkırların betimlenmesi, insanın doğayla olan bağına ve hayatta kalma mücadelesine ışık tutar. Dilin Kullanımı ve Üslup Cengiz Aytmatov’un eserlerinde olduğu gibi, Sultan Murat da lirik bir dille yazılmıştır. Yazar, doğayı ve insan ruhunu ustalıkla betimler. Aynı zamanda, okuyucuyu hikâyenin içine çeken sade ama derinlikli bir anlatımı vardır. Değerlendirme Sultan Murat, sadece bir bireyin hikâyesini değil, savaşın gölgesindeki toplumların yaşadığı acıları ve umudu anlatır. Eserdeki güçlü duygusal anlatım, okurun empati kurmasını sağlar. Eğer savaşın toplumsal ve bireysel etkilerine dair dokunaklı bir hikâye arıyorsanız,
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
Savaş ve savaşın zorlukları ile baş etmenin örneği.
7/10
·150 syf.··
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 22:11
Severek okuduğum bir yazar olan Cengiz AytmatovCengiz Aytmatov , yine ve yine kalemini konuşturmuş.. İkinci dünya savaşı döneminin zorluklarını anlatan ve bunları romanlarına konu edinen en iyi yazar diyebilirim.. "Sultanmurat, Bozkır'ın 15 yaşındaki yürekli delikanlısı." Büyükler derler ki; 'çocuk evin, ocağın, yurdun emekçisi ve neşesidir' işte bunun en güzel örneği Sultanmurat. Cengiz AytmatovCengiz Aytmatov, SultanmuratSultanmurat ile İkinci Dünya Savaşı'nın şiddettiyle devam ettiği yıllarda Kırgızistan'nın köyünde, cephedeki askerler ve köy halkının ihtiyaçlarını karşılamak için herkesin el birlik olduğu zamanların hikâyesini anlatıyor. Bunca zorluk içinde yeşeren iki gencin aşkının da nasıl olduğuna değiniyor. Çok fazla kitap içeriğinden bahsetmek istemiyorum, spoiler vermek doğru değil diye düşünüyorum. Fakat, insan büyüyünce yetişkin olmuyor. 15 yaşında bir çocukkende yetişkin olabiliyor. Bunu bu eserde çok güzel görüyoruz. Elveda GülsarıElveda Gülsarı , Toprak AnaToprak Ana ve şimdi de SultanmuratSultanmurat kitapları ben de, Cengiz AytmatovCengiz Aytmatov'u çok daha başka bir ayrı kılıyor. Bozkır'ın usta yazarını saygı ve minnetle anarak herkese keyifli okumalar.
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
"Ama felaketin en büyüğü savaştı"
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2022 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2022 23:14
Cengiz Aytmatov'un kaleminden ibret alınası bir hikâye. Savaşın yaşandığı tek yer cephenin ön safhası değildir. Geride kalanlar da bütün ağırlıyığla hisseder savaşı. Savaş, âdeta bütün karanlığıyla her aydınlığı örter. Savaş, bütün canlı ve cansız varlıklarda getirdiği yıkımı derinden hisettirir. Nitekim bütün umut ışıklarını söndürene dek devam eder. ... Hikâyemizin ana kahramanı Sultanmurat ve akran olduğu diğer dört arkadaşıyla yüklendikleri büyük sorumluluğun çetin öyküsüdür Sultanmurat kitabı. Cephenin gerisinde bir Kırgızistan köyünde canla başla mücadele eden beş küçük çocuğun çetin hikâyesi... Savaş o denli çetin sürer ki köyde erkeklerin yokluğundan geriye kalan işlerin yükünü üstlenmek zorundadır geride kalanlar. Geride kalanlar her işe koşar ama yetersiz kalır bu çabalar nihayetinde. Öyle ki çocuklardan yardım almak zorunda kalınır. "Uğrunda okulu terketmek zorunda kaldıkları olaylar, 1943 kışının başlarında işte böyle başladı..."*(sayfa 46) İşte böyle başlıyor çetin hikâyeleri. ... İbret alınası bir hikâye. Savaşın getirdiği yıkım çepeçevre sarar her yeri. Getirdiği değişim o kadar derindir ki hayat, savaştan önce ve sonra diye ikiye ayrılır. Umutları söndürür. Cepheden gelecek bir kötü haberi bekler insanlar her daim her ne kadar kaçmak isteseler de bu kara haberlerden. Ama savaş olabildiğince gerçek ve yıkıcı. Onun getirdiği yıkımdan kaçmak nafile. Her şeye rağmen insanı umut ayakta tutar son ana kadar. Umutlu bir bekleyiş her daim işe sevk eder. Kurtuluş, umutlu olmaktadır, umutla kalabilmektir. Vuslatın umudu, aşkın umudu, sevginin umudu, dayanışmanın umudu...Nitekim Sultanmuratı ve diğerlerini ayakta tutan bu Umut'tur. ...Esenlikler diliyorum * Sultanmurat, sf:109
Edebiyat
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2022 50. kitabı
Cengiz Aytmatov 'un dilini ,kalemini öyle beğeniyorum ki her kütüphanede olması gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum. Yazdıkları insanın içine işliyor. Sanki o bozkırda yaşayan o yoksulluğu o sıkıntıları çeken bizmisiz gibi hissettiriyor. Çoğu zaman kitaplarını gözlerim dolu dolu okuyorum. Bu kitabında ise savaş zamanlarında insanların hayata nasıl tutunmaya çalıştıklarını ne mücadeleler verdiklerini, sevdiklerinin cepheden dönmesini nasil hasretle beklediklerini, savaşın yıkıcılığını henüz 15 yaşında olan Sultanmurat 'ın gözünden okuyoruz. Tavsiyem odur ki okuyun, okutturun bu güzel eseri. °Savaştan önce olan her şey başka bir dünyaya ait idi. Savaş öncesi bir zaman olmamıştı, o zaman yaşanmamıstı sanki. °Yalnızlık ve özlem acısı okunuyordu gözlerinde. °Çocuk işte. Sabah kalkınca her şeyin değişeceğini, bir mucizenin gerçekleşecegini umuyor. °Bir insanın büyüklüğü, değeri, yakınları tarafından en çok onu yitirdikleri zaman anlaşılırdı. Bu her zaman böyle olmuştur. Böyle olacaktır.
1000Kitap
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
9/10
·150 syf.··
2022 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2022 12:46
Cengiz Aytmatov, İkinci Dünya Savaşı'nın bütün şiddetiyle devam ettiği yıllarda Kırgızistan'ın bir köyünde, cephedeki askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yediden yetmişe herkesin tabiat ve savaş şartlarıyla çetin mücadelesini anlatıyor. Cesur, zeki ve okulun güzel kızı Mirzagül'e tutkun Sultanmurat 15 yaşında olmasına rağmen cephedeki askerlere yardım etmek için seçilen köyün beş gencinden biridir. Sultanmurat'ın gözünden savaşın yıkıcılığını ve insanları adeta birer canavara dönüştürmesini anlatan Cengiz Aytmatov, diğer bütün eserlerinde olduğu gibi, bu hikâyesinde de insana olan inancını vurgulamaktadır. Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, insanın içinde sönmeden yanmaya devam eden o sevgi ateşi her türlü zorluğun üstesinden gelmek için insanın sahip olduğu en kıymetli hazinesidir.
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
9/10
·150 syf.··
2021 77. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2021 12:48
Başlangıçta sıcak bir aile ile karşılıyor kitap bizi. Babası, annesi, kardeşleri ve Sultanmurat güzel bir yaşam sürerek hayatlarını geçiriyor. Fakat bu çok uzun sürmüyor babası ve diğer erkekler savaşa gidiyor. Bu zamanda 15 yaşında okula giden Sultanmurat köy hayatını, hayvanlara olan uyumunu, hayvanları ehlileştirmesi ve tarla sürmesini bildiği için ve bunları yapacak başka kimse kalmaması, yiyecek kıtlığının az olması gibi etkenlerden ötürü kolhoz başkanın sınıflarına gelip onunla beraber 4 arkadaşını seçmesini ve 15 yaşında büyük bir mücadelenin içerisine girmesini anlatıyor. Yapılan savaşın etkilerinin neler olduğunu çok iyi aktaran bir eser. Kalem tutması gereken yaşlarda çalışmak zorunda kalıyorsa çocuklar savaşların bir anlamı olamaz. Sevdanın en saf ve en güzel halini Sultanmurat ve Mirzagül arasında görmek ayrı bir keyif katmış. İnsanların, hayvanın ve doğanın birbirine olan ihtiyacını gözler önüne seren güzel bir kitap.
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
9/10
·150 syf.··
2021 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 13:51
Cengiz Aytmatov,İkinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiği yıllarda Kırgızistan’ın bir köyünde, cephedeki askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yediden yetmişe herkesin tabiat ve savaş şartlarıyla çetin mücadelesini anlatıyor. Aytmatov diğer bütün hikayesinde olduğu gibi bu hikayesinde de insana olan inancını vurgulamaktadır . Etki etmek.. Kitabın, yüreğe yudum yudum boğazdan geçerken acıyla, hüzünle bazen de saf bir mesud oluşla geçmesi.. Kısa , öz ama verilen mesajlar derya deniz, hissettirmesi değer üstüne değer... Şartlar ne kadar ağır olursa olsun ,insanın içinde sönmeden yanmaya devam eden o sevgi ateşi her türlü zorluğun üstesinden gelmek için insanın sahip olduğu en kıymetli hazinedir . Aytmatov’un okuduğum 5. Kitabı yazarın kalemini çok sevdiğim için külliyatı tamamlamak istiyorum . En az bir kere Aytmatov okuyan biri hislerimi anlayacaktır ...
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
#cengizaytmatov kitaplarını okurken etkilemeyen yoktur sanırım. Olayların o kadar çok içinde yaşıyorsunuz ki, her şeyden birer parça tadıyorsunuz. Acı,hüzün, mutluluk, umut... bu kavramları derinden hissetmek de kendisinin kaleminin farklı ve özel oluşuna bağlıyorum. Henüz on beşinde yürekli ve akıllı olduğu için komutan olarak atanan Bekbay'ın oğlu #sultanmurat Ve savaşın geride bıraktığı insanların hayatlarını, yaşama mücadelesini konu alan çok özel bir kitap. 2. Dünya savaşı yılları köyün bütün erkekleri cephede mücadele verirken, savaşın acımasız yüzü ile karşı karşıya kalan köy halkı ve çocuklar... Onlarda yaşamlarını idame ettirmenin mücadelesini veriyorlardı. Bir gün Tinaliev'in sınıfa girerek çocukların gergin yüzlerine bakarak onlara, düşmanı yenmek için ekmek gerek, cephane gerek. Size bu yüzden geldim. Kimsenin suçu yok. Savaş hâli bu. İdare edeceğiz ama yeteri kadar ekin ekmez ve üretemezsek de düşmanı yenemeyiz demesi üzerine O cesaretli küçük yürekler hiç dururmu? Hemen atladı hepsi. Her şeyi yapmaya hazırdılar. İşte hikayede bundan sonra başlıyor. Yediden yetmişe herkesin tabiat ve savaş şartları ile ilgili çetin hayat mücadelesine siz de tanıklık etmek istiyorsanız muhakkak okuyun diyorum.
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
8/10
·150 syf.··
2019 6. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2019 16:59
Cengiz Aytmatov’dan okuduğum dördüncü kitap “Sultanmurat” oldu. Artık Cengiz Aytmatov’un yazım tarzına ve hikayelerine oldukça aşina oldum. Bir yerden sonra hikayelerin ilerleyebileceği yol hakkında kafamda fikirler oluşmaya başlıyor. Ayrıca pastoral metinleri okumayı severim, ama bu tarz sevebileceğim hikayeleri her zaman bulamayabiliyorum. Dolayısıyla Aytmatov’un kitaplarını okurken o kırsal temayı hissetmek de hoşuma gidiyor. Aytmatov’un eserlerini bu yönünü hesaba katarsak da ayrıyeten seviyorum. Henüz okuduğum dördüncü Aytmatov kitabı, ama sanki tasvir edilen hikayelerin geçtikleri mekanları gezmiş görmüş gibi hisseder oldum. Hikayemiz soğuk, karlar altında bir köyün ilkokulunda, öğretmenin çocuklara sıcak/tropik ülkeleri anlatması ile başlıyor. Bir çocuğun, hikayeye de adını veren ve yaşam şartlarından bunalmış Sultanmurat’ın, öğretmenin anlattığı ülkeleri düşlemesini okuyoruz. İnsanın içini acıtan detaylar var bu sayfalarda. Bir çocuğun içinde yeşerttiği hayalleri, ona dert olan şeyleri, özlem çektiklerini çok güzel yansıtmış Aytmatov. Bir yanda savaş şartları diğer yanda ailesi, içinde tuttuğu ve ilk aşk dediğimiz sevgisi... Öyle emek isteyen yaşam şartları var ve öyle bir dönem yaşanıyor ki bir günlüğüne şehre gidip gezmenin bir çocuk için nasıl da farklı nasıl da özel olduğunu görüyoruz. Bu sayfalarda baba/babalık ile ilgili çok sıcak detaylar var. Karakterin babasına duyduğu özlemi ta içimde hissettim. Savaş şartları hakim ve savaş; kadın, çocuk, yaşlı dinlemiyor. Evet, cepheye savaşabilecek durumdaki erkekler gidiyor ama savaş herkesi etkiliyor. Geride kalanlar özlem ve sevdiklerini kaybetme korkusu içindeyken bir yandan da hayatlarını idame ettirebilmek için çaba sarf ediyorlar. Bu şartlar altında da bazıları diğerlerine göre daha büyük fedakarlıklar
Edebiyat
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
7/10
·150 syf.··
2021 60. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 09:38
Cengiz Aytmatov, diğer bütün eserlerinde olduğu gibi, bu hikayede de insana olan inancını vurgulamış. Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, insanın içinde sönmeden yanmaya devam eden o sevgi ateşi her türlü zorluğun üstesinden gelmek için insanın sahip olduğu en kıymetli hazinesidir.
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma

Yazar Hakkında

Cengiz AytmatovYazar · 68 kitap
Cengiz Aytmatov, (Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Ünlü Kırgız Türkü edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistanı'nda seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur. Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşının SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliği'ni ve Rusya Federasyonu'nu, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etti. Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008'de rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.