Bilinen adıyla ölüm farkındalığı, fiziksel bedenlerimizi kaybedeceğimiz düşüncesi yüzünden değil, hatıralarımızı, hayallerimizi, duygusal bağlantılarımızı . . . yani "ruhumuzu"kaybedeceğimiz endişesi yüzünden korkutucuydu…
Çoksa anılar, onları unutabilmeli, sonra da dönüp gelmelerini beklemekten yana büyük sabır göstermeli. Onlar ancak içimizde kan, bizde bakış ve davranış oldukları, isimsizleştikleri, artık bizden ayırt edilemedikleri zaman, işte ancak o zaman, çok seyrek bir saatte, bir mısranın ilk kelimesi, anıların arasından, anılardan çıkıverir.