Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

1/10
·88 syf.·
2024 16. kitabı
can yayınları tarafından basılmış Alman klasikleri arasında olan
Canavar
Canavar
'ın türkçe çevirisi inanılmaz kötüydü. Kızıma almıştım okuması için ve daha önce klasik olarak konusuna vakıf olduğum bir kitapdı. Buna rağmen çok kopuk ve anlamsız cümleler kitabı bi türlü okumanıza izin vermiyor.Ayrıca bi o kadar da ilginç ki; 88 sayfada okuyucuya anlatamadıkları konuyu,yine aynı kitabın arka kapağında 5-6 cümleyle çok iyi özetlemişler;) bence yayınevi çevirmene güvenip kitabı editörleriyle kontrol edip okumamış bile... (1.Basım Temmuz 2022) can yayınları
CanavarStephen Crane · Can Yayınları · 04,204 okunma
8/10
·88 syf.··
2024 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2024 00:00
Canavar
Canavar
Stephen Crane
Stephen Crane
Kısa ve etkileyici bir kitaptı. Okuması,dilinin yalınlığı ve güzel bir çeviriden kaynaklı okuması keyifli oldu benim için. Bir gün Dr.Trescoot'un evinde bir sebeple yangın çıkar. Çiftlikte seyis olarak çalışan Henry de yangında doktorun oğlunun evde olduğunu öğrenince hiç düşünmeden kendini yangının içine atar ve oğlanı kurtarırken yanarak daha sonrası için kitabın da adı olan canavara dönüşür. Bu kısacık kitapta merhamet, fedakarlık,ırkçılık, alay ve önyargılar çok güzel anlatılmış. Kitabın belirli bir sonu yok bence sanki yazar o sonu yazmak istememiş ama okuyucu onu anlasın istemiş gibi geldi sanki başka çare yokmuş gibi bir hisle bitirilmiş ben bu tarz ucu açık sonla biten eserleri sevdiğim için çok beğendim. Bu eserin Can yayınlarından okunmasını tavsiye ederim.
Edebiyat
CanavarStephen Crane · Can Yayınları · 04,204 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2022 16. kitabı
Kitap aşırı akıcı ve güzeldi.Bu kitapla asıl canavarın insan olduğumu bir kez daha anladım.Doktorun sadakatini aşırı sevdim.Benim için hoş ve kısa bir kitaptı.
CanavarStephen Crane · Can Yayınları · 04,204 okunma
Canavar
7/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 68. kitabı
Merhabalar, bugün Amerikalı yazar ve şair Stephen Crane'in yazdığı "Canavar" adlı kitapla geldim. Bildiğiniz gibi okuma yolculuğumda takip ettiğim birkaç seri var. Bunlardan biri de
Roman
CanavarStephen Crane · Can Yayınları · 04,204 okunma
Puan vermedi
Bir felaketin insan bedeninde değil, insanların bakışında nasıl büyüdüğünü ve rahatı bozulan bir kasabanın portresini çizer. Yüzeyde kısa ve sade gibi dursa da, Crane burada ‘canavarın’ kim olduğunu ters yüz eder. BİR KASABA, BİR SESSİZLİK, BİR BEDEL...
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Can Yayınları · 04,204 okunma
5/10
·88 syf.··
2024 26. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2024 20:09
Olmamış. Anlatımı çok yavan, yarım yamalak. İnsanların acımasızlığı ve kitlece aptallığı ön planda, ırkçılığın ve ayrımın etkileri tabi ki hissediliyor ama "canavar" olan siyahi karakter Henry beyaz olsaydı da neredeyse aynı hikaye yazılabilirdi. "Dünyada bir sürü budala bile olsa, onlara karşı çıkarak kendini mahvetmen için bir neden göremiyoruz. Onlara bir şey öğretemezsin, biliyorsun."
CanavarStephen Crane · Can Yayınları · 04,204 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 56. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 14:33
Konusuyla dikkat çeken ama sonu ile yarım bırakılan bir kitap. Yazarın dili yalındı. Okumak güzeldi. Kitabın konusuna değinirsek; baş karakterimiz Henry yangında ölmek üzere olan bir çocuğu kurtarmaya çalışırken yanıyor ve yüzünü kaybediyor. Halk önce Henry’i kahraman ilan ediyor. Daha sonra adamın yüzünü görünce ondan korkup onun canavar hatta iblis olduğunu düşünüyorlar. Hatta onun ölmesini istiyorlar. Kadinlar ve çocukların Henry e davranışları gerçekten üzücüydü. İnsanlar zaten böyle değiller midir? Biri için canınızı verecek olun, kötü bir şey görecek olsalar hep öyleydi derler. Yazar hakkında beni üzen bir durum oldu. 1897 yılındaki Osmanlı Yunan savaşında muhabirlik yapmış olan yazar bu kitapta “dünyanın daha iyi bir yer olması için ; Türklerin denize dökülüp boğulması gerektiğini” söylüyordu. Böyle bir cümle okumak benim için hayal kırıklığıydı !!!
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,204 okunma
9/10
·75 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 21:31
Henry Johnson adlı siyahi genç, kasabada çıkan yangında doktor Trescott'un oğlunu kurtarır. Fakat Henry'nin tüm vücudu neredeyse yanmıştır ve herkes onun öleceğini düşünür. Henry yapılan tedavi sonucu ölmez fakat yüzü ve tüm vücudu görüntü açısından insanları oldukça korkutur. İnsanlar Henry'nin cesaretine, yardımseverliğine ve insanlığına odaklanıp ona yardım edeceği halde sadece dış görüntüsüne bakarak ondan korkup kaçmaya, onu dışlamaya, onu hor görmeyi odaklanır. Asıl soru şu: Peki bunu yapan insanlar mı canavar, yoksa sırf dış görünüşünden dolayı Henry mi???
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,204 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2024 22. kitabı
Crane ırkçılık, tecrit, kitle öfkesi gibi temalar içeren Canavar’ı binlerce siyahın öldürüldüğü linç olaylarının yaşandığı 19. yüzyılın sonunda kaleme alır.Canavar kitabı siyahi bir adamın beyaz olan bir çocuğu yangından kurtarması ile kurgulanan bir kitap o döneme göre siyahilere yapılan ırkçılıkla ilişkilendirildi.Yangında yüzü yanan siyahi adam Henry insanlar tarafından korkulacak bir adam halini alır.Henry'nin yanında çalıştığı doktor Trescott bu siyahi adamın iyiliğini unutmayıp onu yanında tutmaya devam eder ancak kasaba sakinleri bundan rahatsızlık duyar onu iblis veya canavar olarak algılarlar.Henry Johnson’ın da korkulan bir “canavara” dönüşmesiyle karakterler arasındaki bütün ilişkiler değişir. Görünen o ki bir insanın yüzünü kaybetmesi, toplumda ona atfedilen rolü de kaybederek tanınmaz hale gelmesi demektir. Yazar ise asıl canavarın Henry mi, yoksa kendinden olmayanı nefretle dışlayan toplum mu olduğuna karar vermeyi okuruna bırakır. Okumanızı tavsiye ederim
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,204 okunma
8/10
·80 syf.··
2025 32. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2025 10:39
Irkçılık günümüzde de çok sorun olan bir konu. Bu kitapta da siyahi bir gencin yaşadığı yerde uğradığı ırkçılıktan başlamış kitap. Daha sonra ise, patronunun oğlunu yangından kurtarırken, yüzünün tamamının yanması sebebiyle de çevresindeki insanların onu canavar olarak nitelendirip dışlamasından bahsedilmiş. Kitabın sonu yarım kalmış gibiydi. Kitapta tek beğendiğim nokta patron doktorun yapılan iyiliği gözardı etmeyişi oldu.
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,204 okunma

Yazar Hakkında

Stephen CraneYazar · 12 kitap
Stephen Crane, Amerikalı şair, yazar ve kısa hikayecisidir. Amerikan İç Savaşı’ndan 6 yıl sonra 1871 de doğdu. 24 yaşında hiç savaş görmeden sadece eski askerlerin anılarına dayanarak dünya edebiyatının en gerçekçi savaş romanlarından birini yazdı ve 1900 de genç yaşta tüberkülozdan öldü. Protestan bir ailenin 9.cu çocuğu olan Crane, 4 yaşında yazmaya başlamış ve 16 yaşında ilk makaleleri ve denemeleri yayınlanmıştır. Üniversiteye fazla ilgi göstermemiş ve 1891'de eğitimini yarım bırakarak muhabirlik ve yazarlık yapmaya başlamıştır. İlk romanı 1893 yılında yayınlanan Maggie: A Girl of the Streets (Sokak Kızı Maggie)'dir. New Jersey’de doğan Stephen Crane’in kökleri bir yüzyıl önce yaşamış olan Devrimci Savaş'taki askerlere, din adamlarına, şeriflere, hakimlere, ve çiftçilere kadar gidiyordu. Öncelikle gazeteci olmakla beraber, kurgu, denemeler, şiir ve oyunlar da yazmış olan Crane, hayatı en doğal haliyle kenar mahallelerde ve savaş meydanlarında görmüştür. Kısa öyküleri, özellikle The Open Boat (Açık Gemi), The Blue Hotel (Mavi Otel), ve The Bride Comes to Yellow Sky (Sarı Gök Yüzüne Gelin Geliyor) bu edebi biçimi örneklendirmiştir. The Red Badge of Courage (Kanlı Madalya) başlıklı unutulmaz İç Savaş romanı 1895te basılmış ve büyük coşkuyla karşılanmıştır. Ancak, sağlığını ihmal ettiğinden 29 yaşında, bu ilginin tadını çıkarmağa zamanı olamadan ölmüştür. 20’nci yüzyılın ilk yirmi yılında hemen hemen unutulmuş, lakin 1923’te Thomas Beer’in yazdığı övgü dolu biyografi sayesinde yeniden hatırlanmıştır. Sıradan adamın savunucusu, bir gerçekçi ve bir sembolist olarak o zamandan beri süregelen bir başarı yakalamıştır. Crane’in Maggie: A Girl of the Streets (Sokak Kızı Maggie, 1893) en erken olmasa bile en iyi doğalcı Amerikan romanlarından birisidir. Eğitimsiz, alkolik anne babanın kesinlikle ihmal ettiği, fakir, duygusal bir genç kızın üzücü öyküsüdür. Aşık ve şiddet dolu ev yaşantısından kaçmak isteyen bu kız, genç bir adam tarafından baştan çıkartılmaya ve onunla yaşamaya razı olurla ama adam onu kısa bir süre sonra terk eder. Kendini üstün gören annesi onu reddedince, Maggie yaşayabilmek için fahişeliğe başlar ama kısa bir süre sonra çaresizlikten yaşamına son verir. Crane’in ayakları yere basan konu içeriği, ve tarafsız, ahlaksal yorumlardan arınmış bilimsel biçimi, Maggie’yi doğalcı bir eser olarak damgalar.