Tamamdır. Pes ediyorum. Siz haklısınız ve hep siz haklıydınız. Her seferinde hata yapan bendim. Hata yaptım çünkü güvendim. Hata yaptım çünkü bağlandım. Hata yaptım çünkü size rağmen mücadele ettim. Haklısınız çünkü ben hep ben olmakta, kendim olmakta direttim. Hatalıyım çünkü hep umutluydum, hep umut ettim, inandım. Kazandınız çünkü ben baştan beri yenilmesi gerekendim ve sizin gibi değildim. Kazandınız çünkü oyunu kalbimle oynadım ve siz bencilliginizi silah edinmiştiniz. Haklısınız çünkü çıkar düşünmedim. Kazandınız çünkü canavarlarla savaşan ben, bi canavar olmayı kabullendim, yenildim size ve artık sizin gibiyim. Bakalım bu yenik beni, size benzeyen yeni beni kabullenecek misiniz? Yoksa bende kendinizi görüp, yansımanızdan nefret mi edeceksiniz?
R

Aslı, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Puan vermedi

Ayaküstü Aşk
yanlış bir hayalin şehrinde kaldım
sevdiği ben değilim anlatamam
o aşk bu değildi tasarladığım
büyük bir tenhalık nasıl kokmam
korkularım bir canavar doğurdu

Kimi Sevsem Sensin, Attila İlhan (Sayfa 47)Kimi Sevsem Sensin, Attila İlhan (Sayfa 47)
Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
Dün 00:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kuş uçuyor; çiçek dans ediyor; ama ben her zaman huysuz dalgaların boğuk sesini duyuyorum, zincire vurulmuş canavar kıyıyı eziyor. Eziyor, eziyor.”

Dalgalar, Virginia WoolfDalgalar, Virginia Woolf
Asi_, bir alıntı ekledi.
22 May 20:45

Yeni Put Üzerine
Devlet mi? O da ne? Kulak verin sözlerime. Halkların ölümünden söz edeceğim size.
En soğuk canavarın adıdır devlet. Buz gibi yalanlar söyler o; ve ağzından şu yalan çıkar: "Devletim ben, ulusum."
Yalan! Halkları yaratan yaratıcılardı; onların üzerine bir inanç, sevgi asanlar: Hayata böylece hizmet ettiler onlar.
.
.
Nerede ayakta kalmış bir ulus varsa, devlet anlaşılmaz orada; kötü göz, yasalara, alışkanlıklara karşı işlenmiş bir günah sayılarak ona kin tutulur.
" Yeryüzünün en büyüğüyüm ben: Tanrı'nın yaratıcı eli," diye böğürür o canavar. Sadece uzun kulaklılar, dar kafalılar değil diz çökenler!
Ona tapınırsınız, her şeyi verir size o yeni put: erdemlerinizin parıltısını, gururlu gözlerinizin bakışını satın alır. Gereksizleri yanına almada araç olarak kullanır sizi! Evet, cehennemi bir araç uydurmuşlar burada, tanrısal şanın süslü koşumlarıyla şıngırdayan ölüm atları!
Herkesin zehirlendiği yere, iyilerin ve kötülerin: Devlet, herkesin kendisini kaybettiği yer, iyilerle kötülerin. Devlet, herkesin yavaşça kendisini öldürmesine "hayat" diye söylenen yer.
Tüketicilerin eserlerini, bilgelerin gömüsünü çalarlar: Domuzluklarına kültür derler. Her şey hastalık, her şey sıkıntı gibi gelir onlara. Bakın şu gereksizlere! Sürekli hastadırlar: Safra boşaltıp adını gazete koyarlar. Birbirlerini yutup, kendilerini bile hazmedemezler.
Güç isterler, en çok da güç kaldıracını, bol parayı isterler. Bu yetersiz kişiler!
Nasıl da tırmanıyor bu çevik maymunlar! Birbirinin sırtına basarak çıkarlar yukarılara, çamura, bazen uçuruma düşerler.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich NietzscheBöyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche
İlknur Demir, Mila'nın Düşleri'ni inceledi.
 22 May 17:57 · Kitabı okudu · 8 günde · Puan vermedi

İnternette aradığımda daha çok futbol takımı Milan hakkında bilgi bulduğum kitap. Kimseler okumamış mı hayret ? Oysa okunulası bir kitap bence. Sade bir dille yazılmış güzel kurgulanmış bir roman. Kenar-köşelerde kalan çok okunanlar listesinde olmayan hatta adını hiç duymadığım çok bilinmeyen yazarların kitaplarını alır gelirim bazen. Bazıları çok doğru seçimlerdir bazıları ise tam bir hayal kırıklığı olur. Mila' nın düşleri de böyle aldığım kitaplardan biri ama ne yazık ki kitaplığımın bir köşesinde unutup kalmışım. Keşke daha önce bulsaydım diye hayıflanmadım dersem yalan olur.
Ana karakter Mila’ nın etrafında gelişiyor olaylar. Bir çok karakter var kitapta ama hepsi Mila’ nın hikayesine dönem dönem girip çıkıyor. Bazen gerçekte bazen düşlerde.
Jack London’ dan bir alıntıyla başlıyoruz okumaya;
‘’Adam dönüp arkasına baktığında, bıraktığı kanlı izi kurdun açlıkla yaladığını gördü ve onun canına okumazsa sonunun ne olacağını açıkça anladı. Jack London…
Çünkü; ilerleyen sayfalarda görüyoruz ki Jack London’ un kitaplarına ve o kitaplarda ki karakterlere hayran Mila. Kendi sıkıcı dünyasından Jack London’ un kitaplarında ki kahramanlarla bütünleşip düşler kurarak kurtulmakta. Bu düşlerin sonucunun nerelere vardığı da kitabın ana konusunu oluşturuyor zaten.

Almanya’ nın duvardan öncesini ve duvardan sonrasını, aslında siyasetle hiçbir ilgisi olmayan, kendi küçük dünyasında 70'li yıllarda annesiyle yaşayan, büyük bir aşk ve bir bebek özleminin düşleriyle büyüyen, belki de zaman zaman düş ve gerçeği birbirine karıştıran, suça meyilli Mila’nın gözünden anlatmakta kitap...

Mila’ nın bu kadar düşlerde yaşaması belki de sorumsuzluğun dibine vuran babasından, nerede ve kimden olduğunu bilmediği, bir çoğunun yüzlerini bile görmediği onlarca kardeşinin olmasından kaynaklanmaktadır. Mila cinsellik konusunda ki fütursuzluğunu da babasından almış gibi görünmekte ve babasının “Öfkenizin enerjisini kullanın” sözünü kendine hayat felsefesi olarak benimsemiş , aşırı bireyselci, aşktan ziyade kendisine bir bebek verebilecek erkeğin arayışında. Bu yolda ilerlerken ne kadar yanlış seçimler yaptığının farkında bile olmayan, dışarıdan bakıldığında oldukça sıradan hatta masum! olarak değerlendirebilecek bir kız. Peki Mila ne kadar masum? Mila’ nın bir bebeğe sahip olma arzusunu reddeden erkeklerin vay haline. İnsan sormadan edemiyor. Çocuk özlemi bir kadını hatta 13 yaşında bir çocuğu canavar yapar mı ??

Orijinal adı Andere Umstände (Diğer koşullar) olan kitabın yazarı ülkemizde pek tanınan bir yazar değil. Dilimize çevrilmiş üç adet kitabı var. Bunlardan iki tanesi çocuk kitabı . Vampir Monti ve Dinazor Adası’ nın Gizemi. Mila’ nın Düşleri dilimize çevrilen tek romanı.
1964'te Doğu Almanya’ da doğan Grit Poppe, “Barışçıl Devrimi” aktif yaratıcılarından biri olarak deneyimlemiş. 1989'dan 1991'e kadar "Demokrasi Şimdi" sivil hareketine katılmış.
Grit Poppe’ nin 1998 yılında yayınlanan bu kitabının haricinde; 1993 ve 2003 yılları arasında farklı Alman yazarlarda benzer konuları işlemişler.
Ingo Schulze’ un, Basit Hikayeler’ i
Kerstin Jentzsch’ ın; Tanrılar Kayıp Olduğu İçin’ i ve Pandora'nın Gelişi.
Annett Gröschner’ in Moskova dondurması ve
Roswitha Skare’ in Panorama ve Grotesk adlı kitapları. Suça meyilli insanların hayatları anlatılırken duvar öncesi ve duvar sonrası Almanya’ nın değişim süreci. Yani komünizmden kapitalizme geçiş...

Son olarak diyebilirim ki; edebi bir kitap değil belki ama çok ilginç bir kişilik tanıyorsunuz.

Khal_, bir alıntı ekledi.
22 May 17:32 · Kitabı okuyor

Parmakları hünerlerini gösterdi. Kolları arasında
hapsolmuş, altında esir edilmiş bir halde darmadağın
olmuştum. Buna rağmen hiç o anki kadar özgür hissetmemiştim
kendimi. Haz bütün bedenimi ele geçirmiş; o
âna kadar duyduğum endişe, kaygı ve güvensizliğin her
zerresini alıp götürerek yok etmişti. Naz, önce beni dibe
vurdurmuş, sonra beni söylediği ve yaptığı her şeyle dol187
durarak inandığı şeyi hissetmemi sağlamış ve bir bütün
haline getirmişti.
Güzeldim.
Onundum.

Gözlerindeki Canavar, J. M. Darhower (Sayfa 187)Gözlerindeki Canavar, J. M. Darhower (Sayfa 187)
Khal_, bir alıntı ekledi.
22 May 17:28 · Kitabı okuyor

Bacaklarımı zorla birbirinden ayırıp kendini iterek
sertçe içime girdi. İçimi doldurarak ona uyum sağlamanı
için beni çekiştirdiğinde bir çığlık attım. Bedenim bamı
dokunduğu anda tepki vermiş olduğu için canım yanmadı.
Üzerime uzanırken, "Aman Tanrım, ne kadar ıslaksın,"
dedi. Kalın takımı çıplak tenime sürtünüyordu. Soğuk
düğmeleri sırtıma batıyordu. "Bundan hoşlanıyorsun,
değil mi?"
Birkaç kez sertçe gelip gitti içimde. Bağırmamak için
alt dudağımı ısırıyordum. Ama sessizliğim hoşuna gitmedi.
"

Gözlerindeki Canavar, J. M. Darhower (Sayfa 186)Gözlerindeki Canavar, J. M. Darhower (Sayfa 186)
Khal_, bir alıntı ekledi.
22 May 17:15 · Kitabı okuyor

Günler geçiyordu.
Bomboş günler...
Düzüşmemizin ağrısı bedenimden yavaş yavaş uzaklaşırken
başka bir acı kaplıyordu içimi; günlerdir onun
dokunuşunu hissetmemenin acısı... İki tarafı keskin bir
kılıç gibiydi, daha önce hiç hissetmediğim garip bir duyguydu
bu.
Kendimi boşlukta hissediyordum.
Bu, delilikti. Biliyordum.
Beni delirtiyordu.

Gözlerindeki Canavar, J. M. Darhower (Sayfa 109)Gözlerindeki Canavar, J. M. Darhower (Sayfa 109)

Kitap baya akıcı çünkü ilerisini merak ettiğiniz için bir an önce sona varmak istiyorsunuz. Burda farklı olarak değinmek istediğim konu bir insanın kötü yönde psikolojik değişimler gecirmisse o kişi artık bildiğimiz insan değildir. Dıştan insan gibi görünür ama tek kaldığından içindeki canavar ortaya çıkar. .. Bu arada kitabı ergenlik dönemini geçmiş olanlara tavsiye ediyorum.
İyi okumalar

Hava Hascan, bir alıntı ekledi.
22 May 15:08

'Halamın Küpeleri'
Biz tükettikçe semizleşen bu canavar, bizden bir şeyler almasının karşılığında bizden bir şeyler daha istiyor. Yanlış yok, doğrudur. Bize bir şey verip bizden bir şey istemiyor. Bizden paramızı alıyor ve daha çok paramızı alabilmek için bir şeyler daha istiyor. Bereket neymiş diyor mesela, eldekiyle yetinmek bu zamanda olacak iş mi diyor, o namazı kılmadığını kimse bilmez ama bu markayı giydiğini herkes görecek diyor, telefonun son model değilse o toplantıda seni kâle almazlar diyor. Zokayı yutuyoruz ve çember genişlemeye, derinleşmeye başlıyor. “Görünür ol” diye başlayan teklif “görünmeyeni boş ver” le taçlanıyor. Bir de bakmışsınız mânâ eskilerde kalan hikâyemsi bir hatıra olmuş, madde bugünün ve yarının anlamı ve belirleyicisi.

Sermayem Yok Derdimden Başka, Serdar Tuncer (Sayfa 95 - Ketebe Yayıncılık)Sermayem Yok Derdimden Başka, Serdar Tuncer (Sayfa 95 - Ketebe Yayıncılık)