Zühre, amcasını boynu bükük dinliyordu. Feridun Bey ona üstü kapalı bir lâf sordu ki, "Sen hâlâ kendi Ciğerdelen'inden kurtulamadın mı?" mânâsına gelirdi. Ne gezer? Yıllar geçtikçe
Mağlup mu desem, mahçup mu?
Ama ikisi de değil,
Ben garip, sen güzel, dünya mutlu...
Öyle tuhafım bu akşamüstü,
Sevgilim,
Canavar götürür gibi
İki yanım, iki süngü...
Günün birinde bir köylü Leonardo'nun babası Piero'ya gelir ve kalkanını süslemesi için bir sanatçı aradığını söyler.Piero bu görevi Leonardo'ya verir.Leonardo projeyi çok ciddiye alır, yoğun ve sebatlı bir çalışmayla kalkanın ön yüzüne gerçek gibi görünen bir canavar resmeder.Tamamlanan eseri kulübede öyle stratejik bir yere bir yerleştirir ki kapı açılınca kalkan girişin yanında, sadece "zayıf bir ışıkta" görülebilmektedir. Leonardo'nun yapıtı o denli gerçekçidir ki Piero kapıyı açıp içeri şöyle bir göz atınca,canavarın önünde uzandığını sanıp korkuyla geri sıçrar.Kendine geldikten sonra, kalkandaki mükemmel işçiliği inceler.