Büyük bir gürültüyle çöktü o kadim karanlık,
Sarıldı omzuma, asırlık gururundan sıyrılıp.
Gözyaşları tenimde kor bir leke gibi birikti,
İlk kez bir canavar, kendi cehenneminde yenik geldi.
Bana döndü ve fısıldadı o çatlak sesiyle:
"Beni sadece sen anlayabilirsin," dedi sessizce,
"Çünkü ikimiz de ait olmadığımız bir hikayenin günah keçileriyiz."
Yukarıdakiler onu hiç dinlememişti, biliyordum,
Yukarıdakiler beni hiç görmemişti, görüyordum.
"Ama senin kalbindeki bu amansız karanlık," dedi,
"Beni bile ağlatacak kadar derin, beni bile ağlatacak kadar tanıdık."
Bir an durdu, gözleri kızıl kızıl kanadı,
Beni asırlardır mutlak kötülük diye anlatanlar,
Senin canını nasıl bu kadar kolay yakabildiler?
Herkes ondan kaçarken köşe bucak,
Benim kendi cehennemimi sessizce sırtlanışımı izlemiş.
İzlemiş ve ilk kez merhamet dilenmiş.
Ağladı, en dipteki günahkarın saf acısıyla ağladı;
"Bana kötülük dediler," der gibiydi bakışı,
"Ama insanoğlunun saf acısının yanında,
Benim asırlık karanlığım sadece bir hiçmiş." Diyerek haykırdı.
-Mari