Bir şeyler bitti,
ama ses çıkmadı.
bir gürültü bekliyordum oysa,
bir çığlık, bir yankı,
belki içimde bir şeyin kırıldığını duyacağım sandım.
ama hayır,
her şey sessizdi
ve sessizlik,
bir insanın çürümesinin en zarif hâlidir.
Bir umut vardı bir zamanlar,
küçücük, solgun ama sıcaktı.
şimdi o da ölü,
ve ben hâlâ onun cesedine sarılıyorum geceleri.
soğukla ısınıyorum,
buzla nefes alıyorum.
İçimde bir koridor var,
sonu yok.
her adımda yankılanıyor aynı cümle:
“hiçbir şey değişmeyecek.”
Bir dilek tutmayı bile unuttum artık.
çünkü her dilek,
başka bir hayal kırıklığının tohumuymuş meğer.
artık istemiyorum,
çünkü her istek
bir ağırlık gibi kalbime saplanıyor.
Yüzümde hâlâ insan sureti var,