Özgür Öztaş

Özgür Öztaş
@LiberteLit
Kelimeler, özgür bırakıldığında gerçek olur. Şiirlerim, sokakların sesi, suskun kalplerin yankısı. Unutma her harf, ruhun zincirlerini kırar..
Görmeden Görülen
Sokakta yürürken adımlarım sessiz, ama içimde bir şehir konuşuyor. Bir duvar yazısı, bir kaldırım taşı, bir çocuğun gölgesi... hepsi bana benziyor biraz. Biri geçiyor yanımdan dönüp bakmıyorum, ama sesini içimde tutuyorum. Ben, suskunluğundan kelimeler damlatan biriyim. Konuşmam belki, ama anlatırım. Bir şarkının yarım kalmış melodisiyim, bir filmin unutulmuş sahnesi. Ve çoğu zaman gökyüzüne değil, gökyüzünü düşünen birine bakarım. Çünkü ben, görmeden görülenleri ararım. Ve bilirim: bazı duygular yalnızca susarak büyür.
Şiir
Reklam
Ve bazen bir insanın içine aynı anda hem gün doğumu hem kıyamet sığıyor. bir yanın camı açıp derin bir nefes almak istiyor, öbür yanın dünyadaki bütün seslerden kaçıp kimsenin seni bulamayacağı bir yere gömülmek. mesela bir sabah uyanıyorsun; çayın daha yeni duman çıkarıyor, perdenin arasından ince bir güneş süzülüyor odana ve sebepsiz yere diyorsun ki: “galiba düzelecek.” öyle büyük bir umut değil bu aslında— ama insan bazen küçücük ihtimallerle bile yeniden ayağa kalkıyor. sonra dışarı çıkıyorsun, kulaklığında sevdiğin bir şarkı çalıyor, yoldan geçen insanlar birbirine karışıyor, bir çocuk kahkaha atıyor ilerde ve sen bir anlığına unutuyorsun her şeyi. işte o an hayatı gerçekten seviyorsun. geleceği düşünüyorsun hatta; gideceğin şehirleri, henüz tanışmadığın insanları, bir gün gerçekten ait hissedeceğin o evi…
Şiir
Buz Kesmiş Bir Kalbin Anatomisi
Bir şeyler bitti, ama ses çıkmadı. bir gürültü bekliyordum oysa, bir çığlık, bir yankı, belki içimde bir şeyin kırıldığını duyacağım sandım. ama hayır, her şey sessizdi ve sessizlik, bir insanın çürümesinin en zarif hâlidir. Bir umut vardı bir zamanlar, küçücük, solgun ama sıcaktı. şimdi o da ölü, ve ben hâlâ onun cesedine sarılıyorum geceleri. soğukla ısınıyorum, buzla nefes alıyorum. İçimde bir koridor var, sonu yok. her adımda yankılanıyor aynı cümle: “hiçbir şey değişmeyecek.” Bir dilek tutmayı bile unuttum artık. çünkü her dilek, başka bir hayal kırıklığının tohumuymuş meğer. artık istemiyorum, çünkü her istek bir ağırlık gibi kalbime saplanıyor. Yüzümde hâlâ insan sureti var,
Şiir
Her Gün Yeniden Sen
Aynı kişiyi asla iki kez bulamazsın aynı kişide bile zaman herkesin siluetini değiştirir. fakat senin değişişin kayıp değil, hep bir kazanım gibi. sende her gün başka bir parlaklık beliriyor; bazen güldüğün yer değişiyor, bazen hayal kurduğun yer, bazen yanımda duruşunun ağırlığı. her gün biraz daha başka bir yerden çıkıyorsun önüme; bazen kırgın, bazen temkinli, bazen ışığı sağ omzunda taşıyan bir mucize gibi. ve ben itiraf ediyorum: dün başka bir sendin, bugün daha başka; her defasında “daha önce böyle bir hâlini görmemişim” diye içimden gülümseyerek izliyorum seni. ben seni aynı kal diye değil, yeniden yeniden açtığın hâllerin için seviyorum; her yeni gün sende çoğalan o ince zekâ, o derinleşen şefkat, o parlayıp duran iç ses… hepsi senin “şimdiki” hâlinde kabarıyor.
Şiir
Henüz Senin Gibi Birini Tanımadım
Ben böyle biriyle tanışmadım daha önce güzelliğinle zarafetin aynı bedende bu kadar uyumlu durmazdı hiç kimsede. Sanki gökler en saf yıldızlarını toplayıp gözbebeklerine gizlemiş gibi… Sanki insanlığın unutulmuş bütün incelikleri ellerinde yeniden dirilmiş gibi… Konuşurken ruhuma su serpiyorsun, susarken bile içimi onarıyorsun. Ve sen kalbimin atışına denk düşen nadirlerden: Bir tebessümün yüzümü aydınlatmaya yetiyor, bir sessizliğin yüreğimi susturmaya. Sanki kader uzun uzadıya çalışmış üzerinde, hiçbir ayrıntıyı eksik bırakmadan, özenle sakince kusursuzca… Bazen düşünüyorum; olmaması gereken ne varsa hayatımdan çekip almışsın, olması gerekeni ise usulca nefesinle bırakmışsın.
Şiir
Reklam