Bir insanın “ev” dediği yer neyle tanımlanır: duvarlarıyla mı, içindekilerle mi, yoksa orada hissettikleriyle mi?
Toplumun “düzen” anlayışı bireyin özgürlüğüyle ne zaman ve nasıl çatışır?
Bir kişinin “yabancı” ya da “tuhaf” olarak görülmesi, daha çok kendi seçimlerinden mi yoksa başkalarının beklentilerinden mi kaynaklanır?
Yas ve kayıp, bir insanın kimliğini nasıl dönüştürür ya da şekillendirir?
Bağlılık mı özgürlük mü daha ağır basmalı? Ya da bu ikisi bir arada mümkün müdür?
Toplumsal normların dışında yaşamak, bir kaçış mı yoksa bir duruş mudur?
Hatıralar geçmişi yaşatır mı, yoksa onu yeniden inşa mı eder?