Kitaba sıfır beklentiyle başladım ve beklediğimden daha çok beğendim
.
Özelliklede bu yazarın diğer kitaplarından nefret eden biri olarak aşırı şaşırdım. Romance kitaplarından beklediğim her şey vardı. Hatta bir ara sohbetleri o kadar hoştu ki yani dedim bunu ilk defa bir kitapta görüyorum. Neyse ilişkileri bence yavaş yani aslında olması gereken şekilde ilerledi. İlk birbirilerinden hoşlanmaları sonra sonra işlerin fiziksele dönüşmesi felan hoştu.
Tek kötü hatta beni sinir eden kısmı *spoiler* adamın ciddi ciddi kadını terk etmesi. Yani terk etmek mi denir ne denir bilmiyorum, bildiğin ben seninle ilişkim olduğunu kabul etmektense ayrılırım diyor adam ve gerçekten de ayrılıyorlar. Romantik kitaplarda ya işte biz sevgili değilizde işte takılıyoruz ayağına birbirilerine aşık olduklarını okumaktan nefret ediyorum. Yani yazarın dram kasmaya çalıştığı fazla belli ve her kitapta bu olunca kabak tadı vermeye başlıyor.
Adam ciddi ciddi hani seninle ilişkim olduğunu kabul etmek yerine seni terk ederim dedi.
Yazar kötü yazdı diyemeyeceğim ama kadın karakterin açısından daha çarpıcı bir şeyler beklerdim açıkçası. Yani adam seni ön planda tutan, sana gerçekten değer veren önemseyen biri olduğu için ondan hoşlanıyorsun ama adam seninle ilişkisinin olduğunu bile kabul edemeyecek kadar korkak.
Yazarın bu bütün olaylarıda paldır küldür son 50 sayfaya sığdırmasını da anlamadım. Yaz orada adamın ne kadar aşık olduğunu kız için herkesi karşısına aldığını al sana şahane bir başyapıt ama yok illa 400 sayfalık yazılan inşa edilen aşkın içine edecekler.
Neyse kısaca iyi yönleri aşklarını hissettim yani hoş yazılmıştı. Sohbetleri, ilgi alanları felan ama ay ben son olayı aşamadım hala. Tiksindim yok ben sevmediğime karar verdim. Hatırladıkça sinirleniyorum. Hıi