BudalaFyodor Dostoyevski
Budala romanı, saf iyilik ve güzelliğin yozlaşmış toplumda nasıl karşılandığını ustaca işler. Romanın başkahramanı Prens Lev Nikolayeviç Mışkin, topluma “budala” gibi görünen saf ve dürüst bir kişiliktir. Epileptik bir hastadır ve İsviçre’de tedavi gördükten sonra Rusya’ya döner. Ancak Rus toplumunun ahlaki çöküşü ve entrikalar dünyasıyla yüzleşir. Mışkin’in masumiyeti, karmaşık ilişkiler ağı içinde bile hayranlık uyandırsa da, trajik bir son kaçınılmazdır.
Roman, insanın iyilikle kötülük arasındaki savaşı, ahlakın yozlaşması ve toplumsal ikiyüzlülüğü gözler önüne serer. Dostoyevski, Mışkin karakteriyle bir Hristiyan idealini (tam iyilik) yansıtırken, toplumun bu ideale olan tahammülsüzlüğünü de vurgular. Tüm bu çatışmalar, karakterlerin iç dünyalarındaki gelgitlerle ustaca örülür.