Gabriel Garcia Marquez ‘in Kırmızı Pazartesi kitabı, daha ilk cümlesinde bize sonunu söylüyor: “Santiago Nasar’ı öldüreceklerini o gün kimse engelleyemedi.” Ama asıl mesele, ne olacağını bilmek değil, neden engellenemediğini anlamaya çalışmak.
Kitap, küçük bir kasabada işlenecek bir cinayetin herkes tarafından bilindiği ama kimsenin tam anlamıyla ciddiye almadığı bir sabahı anlatıyor. Herkes biraz umursamaz, biraz “bana neci”. Bu da insanın içini burkan bir gerçekliği yüzümüze çarpıyor: Bazen en büyük suç, bir şey yapmamak oluyor.
Yazarın sade ve akıcı dili, gerçek bir olayı roman tadında sunuyor. Okudukça hem merak ediyor hem de “Bu kadar kişi bildi, neden kimse durdurmadı?” diye sorguluyorsun.
Kısacası, Kırmızı Pazartesi hem kısa sürede okunabilen hem de insanı uzun süre düşündüren bir kitap. Toplumsal duyarsızlık üzerine çarpıcı bir eser. Tavsiye ederim!