#okudumbitti
#steıglarsson
#ejderhadövmelikız
Sayfa: 646
Not:10/8
Henrik Vanger her yıl doğumgününde dünyanın çeşitli şehirlerinden egzotik çiçekler alıyor fakat ne gönderenin ne de amacı hakkında hiçbirşey öğrenemiyordu.
Mikael Blomkvist, Millennium dergisinin yazı işleri müdürü ve ortağıdır. Hakkında birçok spekülasyon ve yasadışı yaptığı işlerle ilgili tüyolar aldığı Wennerström'ü mahkemeye verir fakat eldeki kanıtlar asılsız çıkar, mahkemeyi kaybedip hapis cezası alır.
Dragan Armanski, babası Ermeni kökenli bir Yahudi, annesi Bosnalı bir Müslüman olup Milton güvenlik şirketinin sahibidir.
Lisbeth Salander, Armanski ile birlikte çalışan, polis ve bilgisayar kayıtlarına rahatça sızabilen, hakkında bilgi toplama görevi verilen kişilerin hücrelerine kadar inceleyip sayfalarca rapor hazırlayan, dövmeli, piercingli ve vücudu ona kadınsal özellik veremeyecek kadar orantısız ve küçüktü.
Henrik Vanger, mahkemeyi kaybedince yazı işlerinden ayrılan ve inzivaya çekilen Mikail 'i Vanger ailesinin geçmişini araştırma ve yıllar önce kaybolup cinayete kurban gittiğini düşündüğü Harriet Vanger hakkında araştırma yapması için anlaşır.
Mikail, hem araştırmacı gazeteciliği hem de bu anlaşmadan alacağı parayla derginin kaybedilen ününü geri alabileceği düşüncesiyle anlaşmayı kabul edip ona verilen tüm belgeleri, kızın kayıp olduğu zamanlardaki büyük TIR kazasını, tüm aile bireylerinin yaşamlarını mercek altına alır.
Bunları yaparken, olayı araştırmasını istemeyen gizli düşmanlar edinir.
Henrik 'in mikail'le anlaşmadan önce kendisi hakkında araştırma yaptırdığı Lisbeth Salander den haberi olmuştur. Ama ona kızmaz aksine bu işte kendisine yardımcı olmasını ister. Bu ikili her taşın altına bakıp, herkes hakkında bilgi toplar.
Araştırma genişledikçe, yıllar önce işlenen ve işkence edilip tevacüz edilen kadın cinayetleri ortaya çıkar. Aile içindeki ensest ilişkiler, suskun kalan ve şirketin etkilenmemesi için kabullenen akrabalar.
Mikail ve Lisbeth bu görevi tüm zorluklarına ve öldürülmeyle karşı karşıya kalmalarına rağmen sonuca ulaştırırlar.
Kitabın uzunluğuna rağmen boşa harcanmış tek kelime yok ve her sayfadan sonra diğer sayfayı merakla bekleyeceksiniz. Müthiş sürükleyici ve heyecan dolu bir roman.
"Bir yazar Lisbeth Salander gibi birinin karmaşık ve büyüleyici bir betimlemesini yaptığında bizim yapabileceğimiz tek şey onun önünde saygıyla eğilmektir. Bundan daha iyisi yapılamazdı."