Bugün Eyüp'e götürdüm çocukları. Yerin altında binlercesi suskunken, yerin üzerinde binlerce ölü yürüyordu.
Eyüp Camii haziresinde gömülmek için mutlaka makam mevki sahibi olmak gerekiyordu o zamanlarda. Orada tebessüm mezar taşı senin benim gibi isimsiz ve makamsızların harcı değildi. Mezar taşı şahidesinde Mustafa Râkım Efendi hattı olması ne büyük ayrıcalıktı! Ölümü güzelleştirmek gâyesinin bir meyvesiydi Eyüp. Ölüm orada yaşanıyordu!
Medeniyetimizin Mimarları kitabı bana o kadar sıcak geldi ki. Yazar bizim oralı. Trabzon Of'a bağlı Bölümlü Köyü, eski adı yani Rumca adı Zisino. Çok emek verdiğini tahmin ediyorum kitabı hazırlarken. Çünkü yüzlerce isim zikredilmişti kitapta. Yani yüzlerce mezar taşı demek bu! Her mezar taşında uzun veya kısa bir ömrün hâşiyesi ve hâtimesi yazar. Kanuni'nin türbesine giderseniz Mohaç'taki kanın kokusunu alırsınız, Yavuz'un türbesine giderseniz Mısır'a uzanan çöl kumlarının sıcaklığını duyarsınız. Fatih'in türbesinde şahi toplarının sesini işitirsiniz. Mimar Sinan'ın türbesinde Suleymaniye esaslarının sesini bulur, Bâkî'nin mezarında hoş sedâyı tecrübe edersiniz...
Yüzlerce isim... Her biri yaşanmış birer hayat... Hayat hayat üzerine medeniyetler kuruluyor! Mekke'nin fethini, İstanbul'un fethiyle düğümlersiniz, Eba Eyyub El-Ensarî'nin kabrini ziyaret ederken. Akşemsettin'de Hacı Bayram'ı bulur, Hacı Bayram'da Somuncu Baba'yı istişmam edersiniz, oradan tekrar baglanırsınız İstanbul'un fethine. Molla Fenârî, Molla Hüsrev ile İstanbul'dan yola çıkar Mekke'nin fethine vâsıl olursunuz. Kemalpaşazâde'nin atından sıçrayan çamurla Çaldıran ve Mercidabık'a ulaşır oradan yine Mekke'ye hadim'ul Haremeyn olarak Mekke'ye vâsıl olursunuz.
Ashab-ı Bedir ile gözünüzü açar, Çanakkale'de Bedrin Aslanları gibi savaşırsınız... Medeniyet sanki böyle bir hikayedir işte... Kitapta yüzlerce isim vardı... Biraz da bu yüzden çocukları Eyüp'e götürdüm bugün. Bahçedeki koca çınar kaç yaşındadır diye sordum oğluma. Yüz mü dedi... Değil... Binler yaşındadır o çınar! Kökleri Eba Eyyub El-Ensarî'nin toprağında olan çınar sanırım suyunu Medine'den almaktadır.