Puan vermedi·41 syf.····Okunma: 09 Haziran 2025 00:00 Risale-i Nur'da 14. Söz'ün Hatime'si vardır, ben orayı çok severim. Dedem vefat ettiğinden beri anlamı katlandı bende.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ
[Gafil kafaya bir tokmak ve bir ders-i ibrettir.]
Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup, dünyaya talib bedbaht nefsim! Bilir misin neye benzersin? Deve kuşuna... Avcıyı görür, uçamıyor; başını kuma sokuyor, tâ avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda. Avcı görür. Yalnız o, gözünü kum içinde kapamış, görmez.
Sözler - 169
Buraya kadar kimse inkar edemez, hiçbirimizin devekuşundan farkı yok. Sonra iki çeşit insan anlatır, sevdiklerinin ölümünden sonraki hallerini. Nihayetinde der;
Ey nefis! Başta Habibullah, bütün ahbabın kabrin öbür tarafındadırlar. Burada kalan bir-iki tane ise, onlar da gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden korkup, başını çevirme. Merdane kabre bak, dinle ne taleb eder. Erkekçesine ölümün yüzüne gül, bak ne ister. Sakın gafil olup ikinci adama benzeme.
Sözler - 169
İşte. Ben dedem vefat ettikten sonra dedim ki tamam evet gerçekten ölüme müştak olunabilirmiş. Ben dedemi bir kerecik rüyamda görsem sanki cenneti göreceğim. Vallahi billahi çok özledim. En sevdiğini, annesini babasını evladını kaybeden insanları bir parça anlayabilir oldum. O insanlar kavuşmak istiyordur tabii olarak. Hatime şöyle devam ediyor;
Ey nefsim! Deme: "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle sarhoştur." Çünki ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür'at peyda ediyor.
Sözler - 170
Asla ama asla ölümün bekleneni olmazmış. Her ölüm erkenmiş. Yaşlı olduğu için insanlar ölüme hazır olmuyor, sadece Allah isterse hazırlıyor. İşte benim dedemin durumu benim kalbime göre öyle. Elhamdülillah düşündükçe nefes alıyorum. Allah ondan razı olsun bize ibretlik temiz bir ölüm şekli bıraktı. İnşallah bize de nasip olur.
Hatimenin en son kısmında da şöyle diyor;
Hem deme: "Ben de herkes gibiyim." Çünki herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.
Sözler - 170
İşte burası çok acı. Vallahi herkes kabir kapısına kadar. En fazlası bile. Sonrasında herkes önüne bakıyor. Belki. Belki değil belli ki dünyanın kuralı bu. Ama ben hiç hazmedemedim bunu. Hem kendime hem herkese zehir ettim bu durumu. Gram kadar pişman değilim. Eğer onlardan sonraya kalır da anne babama aynısını yaparsam biri de çıkıp bana zehir edebilir. İnşallah öyle bir hata yapmam. İnsanlar o kadar garipleşmiş o kadar desinler diye olmuş ki sürekli şok oluyorum sürekli hançer saplanıyor sanki sırtıma. Sizin en sevdiğiniz canınız gitmiş bir bayram da gün görmeyin bu kara bayramda da gün görmeden geçirin ne olur? Piknik diye sayıklamak o kadar çirkin ki yayla yayla diye ölmeniz öyle fecaat bir durum ki. Gün görmeye çalışmanız. İnsan ne diyeceğini bilemiyor. Acaba ben de mi böyle olacağım diye dehşete düştüm. Saf değilim ölenle ben de ölmedim ama saygım var. Yasımı tutuyorum gurur duyuyorum bunun için. Kimsenin hüngür hüngür ağlamasını beklemiyorum ama saygı beklerdim. Fark etmez. Öz anne babam da olsa bildiğimi söylerim söyledim. Ama bu hayal kırıklıklarını artık taşıyamıyorum ben ya. Sevdiğim bir insana yapılan saygısızlık bana yapılandan bin kat daha batıyor yüreğime. Ben babaannem üzülmesin demiyorum ki gözlerinin altı yara oldu kabuk bağladı kör değilim ama sırf o üzülmesin diye de çarşı pazar gezdirmem onu. Ayıp. Dedem yası tutulacak bir adam. Babaannemin aklı başında zaten. Yeterince üzülüyor. Kendini yerlere vurmuyor ki. Kafam gönlüm öyle karıştı ki. İçimde üzüntüden çok öfkeyle döndüm evime. Önceliklerinizi hiçbir zaman anlamadım ama ölüm karşısındaki tavrınızı iyice ayrı düştük. Ben galiba o ince ipi bile tutamıyorum artık. Ortak bir değerimiz vardı birlikte gömdük ama aynı değiliz. Değilmişiz. Kimseyi kırmak istemiyorum. Ölüm var. Belki de benim de gözümü kapamamın zamanı geldi. Her şeyi düzeltmeye çalışmaktan yoruldum. Düzelmiyor... İnsanların doğrusunu kaldıramıyorum. Her gün yalnızlığıma biraz daha gömüyor bu beni. Elin yaptığı bir yana ama kendinden gördüğünden gelen öyle olmuyormuş. Anladım ki yasta bile tek başımayım. Herkesin acısı farklıymış. Her şeyi çok acı anlıyorum acı ödüyorum. Ne bileyim benim de böyle ters bir durumum var demek ki. Çok bir şey beklemiyorum ben kimseden. Şu yasinleri okumak kadar kıymetli bir şey vefat edene, onun yokluğuna hürmet. Ben gidersem umrunuzda olmasın vallahi gram kadar umrumda olmaz. Ama dedem iki üç günden fazla yas sürecini hak ediyordu. Onsuz nice bayramlar geçecek maalesef. Bize hiç acı söz bırakmamış olması, vefatının haftası dolmadan oraya buraya pikniklere gitmeniz anlamına gelmiyordu. Yaylalar kaçıyor muydu? Dedemin evine taziyeye gelen bir kişi bile o evden boş dönme ihtimali, evini boş görmek sizi felç etmiyorsa ben ne diyeyim. Doğru. Ben her şeyi yüksek yaşıyorum. Böyle de öleceğim. Şu beş günde bir gün mezarına gitmesem gece uyku uyuyamazdım. Biliyorum. Her gün gidemem. Ama daha çok yeni. Hak ediyor. En güzelini en iyisini hak ediyor. Bir tane acı söz bırakmamış hak ediyordu. Haftalarca evinizden çıkmamanızı alışveriş etmemenizi ne bileyim çarşıyı pazarı iptal etmenizi vallahi hak ediyordu. Bu ölenle ölmek değil yas tutmaktır. Ne diyeyim. Şunu biliyorum, bu ölüm gerçekten öğretici bir şey. Ama öyle ama böyle. Ben çok üzgünüm ya. Vallahi. Kalbim yine beşyüz yerinden bıçaklandı. Diyorum ya. Yasinler okumak evet ama ya o hürmet? Ne diyeyim. Belki de komple yanlış olan benimdir. Öyle ya da böyle. Dünyada ölümden başkası yalan. Gönlüm haraptı zaten paramparça oldum bir daha. İçimde bir sürü acı var. Çok kızgınım. Kötü olan eksik yapılan her şey. Herkese öfkeliyim. Üzerine düşeni layıkıyla yapmayan herkese. O imamlar Yasin-i şerifleri düzgün okumadı ya ben mahvoldum. O zaman yıllardır bunlar ne okuyordu milletin ölüsüne? Millet hiç mi uyarmadı. Çok üzüldüm çok. İnsan ölüsünü yıkamayı da başında okumayo da kimsenin tekeline bırakmamalı. Ben üzüldüm. Bu hiç boş bir şey değil. İnsan kendi başına gelmeyince bilmiyormuş. Bilmiyorum. Bildiğim yetmiyor. Giden gittiği ile kalıyormuş. Gerçekten ölümün yüzü soğukmuş. Hem artık gerçek olduğunu biliyorum hem de bu kadar çabuk alışıldığını görünce bir garip hissettim. Ben dedeme belki her gün kırk bir yasin okuyamadım okuyamam ama gönlümde onu kırklarım. Hani iyi günde kötü günde derler ya. Ben iyi günde görmedim ki kötü günde göreyim. Bıraktığın derslere kurban olurum dedeciğim. Vallahi yüz tane ders aldım oturduğum yerde. Rabbim sana merhamet etsin. Ruhuna değer inşallah.