4/10
·648 syf.··
2025 37. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2025 00:00
Yine yurtdışında oldukça meşhur bir kitabın çevirisi çıktığı gibi kitabı kaptım geldim. Kitap kapağında yazan "Güller ve Dikenler Sarayı sevenleri için birebir" yorumunu göze alarak başladım ama o kadar benziyordu ki (özellikle başı ve sonu) GDS'nin kötü bir dark romance versiyonunu okumuşum gibi hissettirdi. Böyle diyorum çünkü kitap romantizm üzerine yapılmış gibi, fantastik unsurları da yanına tuzu biberi olsun diye eklenmiş resmen. Ana karakterimiz Saeris kendisinin cıvaya hükmedebilen bir simyacı olduğunu öğreniyor ama nasıl kontrol edildiğini bilmiyor başta. Ve daha o dakikalarda gökten vahiy inmiş gibi birden cıvayla konuşup onu sıvılaştırıyor ya da katılaştırıyor. Bir karakter gelişmesi görseydik bu şipşaklık ne yani (⁠ ̄⁠ヘ⁠ ̄) Bir de ana karakterimizin kardeşi Hayden meselesi var. Saeris, Fae dünyasına geçtiğinde Hayden insan dünyasında savunmasız kaldığı için bir abla olarak endişeleniyor tabii ki. Sonra bir şekilde yine dünyadan bir tanıdık Saeris'in yanına geliyor ve diyor ki "Kardeşin emniyette bir iş ve ev ayarladım ona rahatı iyi." Ulan bu kız zar zor geçimini sağlıyordu madem başta yardım etseydin de bu insanlar eziyet çekmeseydi ya. Yani yazar siz o küçük kardeşi boşverin konu o değil deyip kestirip atmış Hayden'ı. Kitabın sorunu aslında konusuzluk. Birkaç saçma smut sahnesi ve son yüz sayfada yaşanan duygusuz aksiyon dışında kitapta olan bir şey yok. Kingfisher nereye Saeris oraya sadece. Kitabın sonu peki?! O kadar saçma bir yerde bitti ki ee ne var bunda dedirtiyor insana. Karakterlerin hiçbirini sevmediğimi de söylemem gerek. Ana karakterimiz Saeris yirmi dört yaşında bir kadın olmasına rağmen çocuk gibiydi. Erkek ana karakter Kingfisher'dan sözde nefret ediyordu ama Fisher'ın tek davranışıyla yelkenleri indirdi suya ತ⁠_⁠ತ Kingfisher'a gelecek olursam ben hiçbir kitapta bu kadar cringe bir erkek görmedim davranışları olsun sözleri olsun asla çekilmeyecek bir karakter. Bu nedenle ikisinin ilişkisi bana hiç geçmedi açıkçası. Alelacele basılmış gibi sayfanın düzeni yok resmen bir sayfa aşağıda bir sayfa yukarıda.(Umarım sadece benimkisi öyledir) Çevirisi deseniz deli dehşet. Diyaloglar basit duygudan yoksun( bu sanırım biraz da yazarla alakalı) Yazım yanlışı o kadar çok ki kelimeler bile yanlış bazı yerlerde. Hem anlatımı hem kitap dizaynı için bu fiyata kesinlikle değmez.
1000Kitap
QuicksilverCallie Hart · İndigo Kitap · 2025329 okunma
·
1.057 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.