·400 syf.····Okunma: 11 Haziran 2025 04:11 Kadere inanır mısın? Ben inanırım. Bir rüya ile başlayan yazgının hikayesini okudum az önce ve bir kez daha kaderin çarklarının isteğimizle ya da isteğimiz dışında nasıl dönebildiğini anladım. Bazı şeyler bir duadan, bir istekten çok daha fazlasını gerektirir. Ve her kalpten ya da dilden dökülen söz, dua niteliği taşır. Bu hikayenin teması kesinlikle bu. Bir söz, bir dua, bir dilek, bir rüya ve tüm bunlardan da öncesinde yazılmış bir yazgıdan doğan aşk hikayesi...
Şifa... Adı gibi herkese şifa olabilmiş ama kendi yaralarına sürecek merhemi dahi olmayan, yaralarına şifası dokunmayan bir genç kadın. O öyle bir kadın ki zulme, şiddete ve onun mecbur bırakıldığı düzene boyun eğmeyip, başkaldırı ve cesaretle esaretine çıkış yolu buluyor. Mükemmel bir karakter, okurken hayran olmamak elde değildi.
Ve Mir Aslan... Adı gibi aslan yürekli, cesaretli ve sözünün eri bir yüzbaşı... Yıllar önce küçük bir kız olan Şifa'nın babaannesiyle sohbeti sonrasında ettiği dua ve istediği dilek ile rüyalarında bir kadını kovalamaya başlayan Mir Aslan, görev icabı yolu İran tarafına düşünce sürekli rüyalarında gördüğü o kadını esir düşmüş bir halde operasyon bölgesinde görür ve neye uğradığını şaşırır. İkili arasındaki güçlü çekim, tanışmışlık hissi başta rüyalardan ibaretmiş gibi gözükse de işin aslı bambaşkadır. Aşk ve kader ikili için karşı koyamayacakları şekilde karşılarında durur.
İkilinin kimyasına bayıldım! Şifa'nın özgüveni, kararlı duruşu, cesareti, kendine olan saygısı ve pes etmemesi harikaydı. Okurken sürekli işte benim kızım derken buldum kendimi. Ve komutan... Aşkı, hisleri, duruşu ve mertliğiyle o kadar tarifi imkansız bir karekter ki hayran kaldım. Yüzbaşı Mir Aslan, Hümeyra'nın kitap karakterleri içerisinde benim için ilk sıradaki yerini aldı. Yüreğim sızlaya sızlaya okuduğum kitabın her bir sayfasından zevk aldım. Deli gibi ikinci kitabı bekliyorum.
Kesinlikle tavsiye ederim...