Öncelikle yazarın giriş notu çok ilgimi çekti. Fiziksel yetersizlikleri olan bir ana karakter olacağını söylüyordu çünkü. Hani fantastik kitaplarda hep güçlü, muhteşem, yorgunluk nedir bilmez falan filan ana karakterler görürüz, bazen güçsüz başlar ve sonrasında muhteşem özelliklere kavuşurlar ya. Burada yazar farklı bir şey vadediyordu.
Olay örgüsü de şöyle: Vasalie kralın en sevdiği dansçıdır. Fakat bizzat kral tarafından işlemediği bir cinayetle suçlanır ve zindana atılır. Aradan iki yıl geçer. Bir gün kral onu huzuruna çağırır. Kral, Vasalie'den yakında gerçekleşecek olan çok önemli ve büyük bir etkinliğe dansçı olarak katılmasını ve aynı zamanda kendisi için casusluk yapmasını ister. Elbette zindanda korkunç koşullar altında geçirdiği iki yıl Vasalie'nin sağlığına zarar vermiş ve iyileşmesini imkânsız hale getirmiştir. Görevi kabul ederse aklanacaktır, ancak reddederse zindana geri gönderilecektir. Eğer krala ihanet etmeye çalışırsa bunu hayatıyla ödeyecektir.
Kitapla ilgili sorun yaşadığım birkaç nokta var ama yine de sevdim. Çünkü kime güvenip kime güvenmeyeceğini bilemeyen, inanılmaz saf bir ana karakter var ve onun içine düştüğü ikilemleri okuyucuya da yaşatıyor. Gizemini sonlara kadar sürdürmesi benim için ekstra artı puandı.