Okula gitmek isteyen kız çocuklarına "gerek yok" denilen bir köy...
Ve bir kız çocuğunun kaderine dokunan bir öğretmen...
Her satır ,Duyşen' in mücadelesiyle sizi Kırgız bozkırlarına zincirliyor; bırakamıyorsunuz..
Altınay...
Bir zamanlar çamurlu sokaklarda yürüyen, hor görülen bir kız çocuğu.. Bugünse bir bilim insanı.
Aradaki farkı yaratan tek şey mi? Bir öğretmenin yaktığı ışık..Gerçek kahraman kimdir?
"Kızın okulda ne işi var?"
"Aman evlenip gidecek zaten."
Duyşen öğretmen işte bu sığ düşüncelere bir devrimci gibi savaş açıyor. Elinde bir silah yok.
Silahı; kara tahta, tebeşir ve umut.."Ben o gün kalem tutmayı değil, kendime inanmayı öğrendim"
"Okula gitmek için yalınayak yürüdüğüm yollarda, ben yalnızca harfleri değil; kendimi de buldum"
Altınay' ın bu sözleri, sadece bir çocuğun değil, hâlâ öğretmenini bekleyen binlerce kız çocuğunun ortak sesi..
Duyşen' in kararlılığı, Altınay' ın azmi...
Ve Cengiz Aytmatov un büyüleyici anlatımıyla;
İlk Öğretmenim , unutulmaz bir yolculuk...
Mutlaka okuyun. Mutlaka okutun..