İtalya'da yaşayan Pedro isimli genç bir çoban vardır. Sastıma adında bir falcı Pedro'ya, Şeytankaya Tılsımı adlı yerde altın gibi değerli eşyalar olduğunu ve bunlara ulaşmasının tek yolunun bakire bir kızın kalbini canlıyken göğsünden söküp yemek olduğunu söyler. Bunun üzerine Pedro, tanıdığı ve dünyalar güzeli olan Angelino'yu ağaca bağlayıp kalbini almak ister fakat bir süre sonra ona kıyamayacağını anlar ve vazgeçer. Çünkü kıza çoktan aşık olmuştur bile. Bunların yanında bir de Pedro'ya aşık olan Mariya ve Angelino'ya aşık Viskonti isimli yan karakterler var. Olaylara bu iki karakterin de dahil olması ve falcı Sastıma'dan yardım istemeleriyle beraber işler daha da karışık bir hal alır. Hikayenin İtalya'da geçiyor olması, ülkenin o dönem için bir medeniyet ve bilim merkezi sayılması açısından mühim. Zira büyü, sihir, falcılık gibi batıl inanışların İtalya gibi bir ülkede bile var olduğu bize gösterilerek batı hayranlığının eleştirisi yapılmaktadır. Kitapta olaylar anlatılırken, Ahmet Mithat Efendi bazı yerlerde araya giriyor ve okurla sohbet havasında ilerletiyor konuyu. Bu bazı kişiler için dikkat dağıtıcı bir unsur olabilir ama önemsemeyenler için keyifli bir deneyim sunabilir.