Merhabalar
Bugün ki kitap yorumum Nazan Arısoy’un kaleminden çıkan Koz kitabı. Öncelikle şunu belirteyim yazarla tanışma kitabım oldu. Merak ettiğim bir kalemdi. Öyle işte.
15 yıl, 15 gün, 15 saat 15 dakikalık Arden.
Okurken beni çok üzdü kitap buna rağmende umudun mücadelenin sağlığın baba olmanın evlat sevgisinin inancın içimize işleyecek kadar anlatıldığı bir kitap oldu benim için. Arden ya.
İnancı keşfettiren bir hikaye diye kitabın başlığında öyle yazıyor. Ki dediği gibi var. Teslimiyetin, umudun kitabı. Bu kitap umudunu kaybeden engelli çocuğu olan ya da engeli olan herkese gelsin.
Kitaba gelirsek
Agah Nazlı ile evli ve başta çocukları olsun istemiyorlar sonra çocukları olsun istiyorlar bu seferde çocukları Arden doğuyor ama engelli bir şekilde doğuyor. Arden’i kurtarmak için mücadele veriyorlar hatta bir ara kendi haline bile bırakmayı düşünüyor Agah. O çok küçük bu kadar acıya ilaca dayanamaz diyor. Çok acı değil mi? Her şeye rağmen çocuğun büyümesine ve onun yaptığı her şeye olumlu gelişmelere sevinen bir baba. Oğluyla yaşadıklarını bir günlüğe yazıyor.
Melike İranlı bir kadın yazar. Onun geçmişi de acılarla dolu ama inancını umudunu kaybetmeyen bir kadın. Zenginlikler içinde insanların imrendiği bir hayat ama huzuru yok. Buna rağmen yaşam mücadelesini, özgürlüğünü, inancını kaybetmeyen bir kadın. Bir şekilde Agah ile karşılaşıyorlar. Karşılaşmaları da çok anlamlıydı. Hastane koridorlarında başlayan bir karşılaşma öyle işte. Agah oğlu için yazdığı günlüğü diğer insanlara umut olsun unutulmasın diye kitaplaştırmak istiyor. Bu kitabı yazacak olan kişi de Melike. Aradaki diyaloglar günlükte yazılanlar hepsi içime işledi. Dibine kadar hissettim. Yazar duyguyu çok iyi vermiş.
Kitap yazılacak mı? Melike ile Agah nasıl karşılaşacak? Aralarında neler geçecek? Arden’in yaşam mücadelesini okumak istiyorsanız kitabı okuyun derim. Kitapla kalın.