Bir öğretmenin, kendinden yaşça küçük genç bir kıza duyduğu saplantılı aşkın anlatıldığı "sözde" psikolojik gerilim öyküsü. Kitap, kahramanın doğrudan okurla konuşması, yaşadıklarını kendi ağzından anlatması şeklinde ilerliyor; yani sohbet havasında... Kendisi, kıza duyduğu saplantılı sevgi yüzünden çeşitli suçlara karışıyor, delirmenin eşiğine geliyor. Eser ne yazık ki vasatın altında kalıyor. Bunun sebebi, yazarın gizemi her geçen sayfada artırmaya çalışması fakat olayların neredeyse hep yerinde sayması. Yani evet bir şeyler oluyor ama kendi içinde; daha ötesine bir türlü geçip olay örgüsü kalıbını kırıp kendini aşamıyor. Bir üst noktaya ulaşamıyor. Bu da bunaltıcı oluyor ve git gide olay cazibesini yitiriyor. Ayrıca bomboş konuşmalar da bir yerden sonra sıkıyor. Potansiyelinin çok çok altında kalan, iyi konusunu harcayan bir kitap.