Tabiat fıtrattır … ondan uzaklaştıkça hakiki manada görmeye duymaya, hissetmeye olanak sağlayan özden kopuyor, ruhumuzu çoraklaştırarak beton yığınlarına çeviriyoruz tıpkı etrafımıza örmeye devam ettiğimiz duvarlar gibi…
Amerikan Yerlisi (Çeroki) bir çocuğun gözünden dağlarda yaşayan ve yerleşim yerlerinde kendini eğleyen insanları okuyoruz…
Hep var olan o küçümsemeler, bencillikler, hor görmeler, kibir, kısacası kalabalıkların içini çürüten hastalıklardan uzak; tabiatın diline ram olmuş, onunla sohbet eden, dost olan onunla uyuyan,hüzünlenen, sevinen bir dağlıyı? içimizde bir yerlerde onun gibi saf kalabilme hissini taşıyarak ne kadar anlamaya çalışsak da anlayamayacağımız aşikâr! Hele ki her şeyi vahşice tüketmeyi bir maharet bildiğimiz bu çağda!!!
Hikayenin bir başka dikkat çeken yanı; geleneğimizin de bir parçası olan dede ve ninelerin irfanî yönünü bizlere hatırlatıyor olması… pedagojik eğitimin kıyısından bile geçmemiş ama atalarından gördüğü geleneği-örfü nesillere aktarımındaki güzelliğe şahit olurken, günümüzde eğitim oranındaki artışa mukabil, değerler noktasında ters giden bazı şeyleri de tekrar sorgulamamıza vesile oluyor.
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter