·182 syf.····Okunma: 31 Mayıs 2025 10:19 Yaşar Kemal bilindiği üzere Anadolu halkının yaşadığı zorlukları, halkın zayıf kesiminin gördüğü zulmü ve eziyeti, ve tabiki Anadolu'nun üzücü gerçeklerini çarpıcı ve etkili şekilde anlatır eserlerinde, ve zulüm gören zayıfın yanında konumlanarak insan olmanın gereğini yerine getirir adeta.
Yine bu kategoride görebileceğimiz bu eser de Osmanlı'nın son yıllarında geçiyor. Çöküşün derinleştiği ve devlet otoritesinin kalmadığı, hukukun yok olduğu yıllar... Çetelerin ve eşkiyaların ortaya çıkıp kendi zalim hukuklarını uyguladıkları, zayıfları ezip haraç topladıkları ve devlete baş kaldırıp halka zulmettikleri yıllar. İşte o dönemde Ege bölgesindeki çete mensuplarına "efe" adı verilir. Bunlardan kimisi Robin Hood gibi görülür ve zalim diğer çetelere karşı zayıfı koruyup, kendi hukukunu diğer çetelerle aynı benzer yöntemlerle yerine getirir ve bir kısım halkın da teveccühünü kazanır. İzmir'in Ödemiş bölgesinde babasının haksızlıkla öldürülmesinden sonra 15 yıl dağlarda eşkıyalık yapmaya zorlandığı söylenen Çakırcalı Mehmet Efe'de onlardan biridir ve Çakırcalı Ahmet Efe'nin oğludur. Halktaki karşılığı efe iken hükümetteki karşılığı eşkiya olan Çakırcalı, Osmanlıya başkaldırır ve annesinin "Osmanlı'ya güven olmaz" sözleriyle büyür. Defalarca zamanın hükümeti ve paşalarıyla barış yapıp, halk arasına kimseye tanınmayan özel yetkilerle döner ancak bir süre sonra kendini yine dağlarda bulur ve sonu tabiki tahmin edeceğiniz gibi...
Kitabın sonunda Albay Rüştü Kobaş'ın Çakırcalı ile ilgili anılarını da okuyor ve Yaşar Kemal'in eseri yazmadan önce tanıklarla derin araştırmalar yaptığını görüyoruz. Hükümet ya da birey kim olursa olsun her türlü hukuksuzluğa karşı olduğum için açıkçası bir İzmirli olarak sevemedim Çakırcalı Efe'yi, ve yaptığı kötülükleri ve hukuksuzlukları aklamak için fakirlere yardım eden günümüzün mafyatik figürleri geldi aklıma nedense. Daha da vahimi Nazilli civarında bulunan kabrini bir evliya türbesi gibi ziyaret eden halkın tutumu eğitim seviyemizle ilgili derin düşüncelere gark etti beni. Yaşar Kemal'in çok daha iyi eserlerinin yanında bu eseri çok gerekli görmesem de okumak isteyenlere ve merak edenlere keyifli okumalar diliyorum.