“...Aşkın ömrü kaç yıldı?” dedi genç kız; yanındaki yetişkin teyzelere, ablalara. Herkes birbirine baktı, beklenmeyen bir anda gelen hiç beklenmedik bu soruya kim ne yanıt verecekti?
Söze, yeni evli olan başladı ilkin; “Ömürlüktür aşk; bitmez, bitmemeli...” dedi. Bir diğeri atıldı hemen: "Sevgi, saygı ve iyi niyet olduğu sürece devam eder” dedi. “Son kullanma tarihine bağlı...” dedi en neşelileri; gülüştüler. “Ruhunu ne kadar diri ve genç tutuyorsan o kadardır “ diye atıldı hemen evliliği epeyce yıllanmış olan. En sessizleri “Ben aşkın ömrünü çözmüş değilim daha; bu aşkı nasıl tanımladığınız ile ilgili galiba” dedi. “Aşk zamansız, sonsuza dek... Miktarına ve ölçüsüne kim karar verecek?” diye sordu en aşıkları.
Genç kız dahil yedi kadın vardı odada; aşık olmuş, sevmiş-sevilmiş yahut sevilmemiş yedi kadın... Herkes ona bakıyordu; belli ki ondan bekliyorlardı son yanıtı: “Aşkı sürdürmek istediğin kadar yıl; bazen üç, bazen beş, bazen hiç, bazen bir ömür...” dedi ve etrafındakilerin şaşkın bakışları arasında en sevdiği şarkının sözlerini mırıldanarak devam etti:
"Aşk bitti/Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti/
Aşk bitti/İçimden sanki bir şeyler kopup gitti/
Aşk hiç biter mi/Hiçbir şey olmamış gibi boşlukta kaybolup gider mi/
Aşk hiç biter mi/
Kalır adımızla bir sokak duvarında/
Bir ağaç kabuğunda/
Bir takvim kenarında/Kalır bir çiçekte/
Bir defter arasında/Bir tırnak yarasında/
Bir dolmuş sırasında/Kalır bir odada/
Bir yastık oyasında/Bir mum ışığında/
Bir yer yatağında/
Aşk hiç biter mi/Aşk hiç biter mi?..”
Sözleri uzunca bir şarkı idi, daha fazla devam etmedi. Ortak yanıt da bulunmuştu nihayet; aşk bir bilinmezlik haliydi. Bazen bir ömürlük, bazense bir ölümlüktü."
Eylem Erdem Şengör
-Şarkı sözleri: Ezginin Günlüğü/Aşk Bitti-