·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Haziran 2025 00:00 "Buraya gelenlerin en kötüsü o. Yüzünün güzelliği uğruna kendini
şeytana satmış.
Öyle diyorlar."
En başta okurken sıkılıp abartılan bir klasik olduğunu düşündüm. Fakat kitabın siz ele geçirmesine izin verdiğinizde bambaşka oluyor. Diyaloglarda geçen basit cümlelerin bile altında o kadar derin anlamalr olabiliyor ki. Wilde'ın yazım tarzına aşık oldum. Kendi dönemi için böyle düşünceleri yazmak çok cesaret ister.
Dorian aslında hepimizin içinde olan ama dışarı çıkmayan biri. Dorian güzelliğinin farkında ve bu onun laneti. Ruhunun çirkinliği yüzünün güzelliği altında gizlenirken o tablo ona gerçekleri gösteriyordu. Aynı bazenleri aynaya uzun uzun bakınca bulduğumuz çirkinlikler gibi. Evet Dorian yaşlanmıyordu evet gençliği, güzelliği daimdi. Ama aslında ruhu ölüyor ve çirkinleşiyordu.
Henry karakterinin farkındalığı ve hayata bakış açısı hem çok tehlikeli hem de cezbedici. Eğer Dorian kadar güzel olsaydı ondan da kötü halde olurdu. Fakat ikisi arasındaki tek fark Dorian'a ruhunun kötüleştiğini gösteren bir tablosu vardı.
Asıl kişiliğinden yani kendinden kurtulmak istedi. Fakat unuttuğu şey gerçek olan aynada gördüğü değil tabloda olandı.