6/10
·172 syf.··
2025 46. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 23:04
Eseri okurken derin bir bunalım,sinir ve öfke hissettim. Öyle bir anlatım tarzıyla başlıyor ki kurgusu itibariyle okuyucuyu bunalıma sokuyor. Okurken başlarda yaşanılan olaylardan ötürü yarım bırakmayı düşünebilirsiniz ancak ilerleyen sayfalarda hikayenin içine girince artık Alex’e kızmak yerine üzülmeye başlıyorsunuz ki bu da okumaya devam etmek için bir neden oluyor fakat ne yazıkki benim önerebileceğim bir eser değil. Tema olarak ise eser; Özgürlük, ahlak ve devletin birey üzerindeki etkisini anlatıyor. Eserin içine değinecek olursam, 15 yaşında olan Alex ve çetesinin yapmış olduğu hırsızlık,yağma,cinsel saldırı,taciz,adam yaralama vs. aklınıza gelebilecek her tarzdan şiddeti barındıran olaylar yapmaktadır. Alex’e bir gün arkadaşlarının başkaldırması sonucu beklenmedik şekilde polise yakalanır ve hikayenin duygu bazında değişim rüzgarları başlar. Yakalandıktan sonra Alex üzerinde olan işkenceler ve ona yapılan deneylerle Alex başka bir karaktere bürünür ve sözde “iyileştirilmeye” çalışılır. Ama bu yapılan deney onun özgür iradesini elinden alır çünkü artık ne zaman kötülük düşünse ya da yapmaya kalksa vücudunda titreme,midesinde bulantı gibi acılar çeker. Burada da etik bir soru olarak gerçekten “iyi” olmak için özgür irademizle seçim yapmamız gerektiğini bizlere düşündürür ve sorgular. Alex’in özgürlüğüne kavuştuktan sonra hayatını devam ettirirken kavramış olduğu “büyümek ve olgunlaşmak” kavramlarını aslında tersi olarak düşünüyorum. Çünkü yapmış olduklarına pişmanlık duymaması, hata ettiğini kabul etmemesi gibi durumlar olgunlaşmadığını düşündürttü ki zaten Alex’te çözümü evlilikte bulması başka bir neden olarak görünüyor. Eserden ayrı bir not olarakta yazarın hayatına bakınca tümörden dolayı yanlış teşhis koyulması ve bunu geç öğrenmesi böyle bir eserin ortaya çıkmasını şaşırtmıyor.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
·
50 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.