spoiler varr =))
7/10
·128 syf.··
2024 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2024 17:19
Dokuzuncu Hariciye Koğuşundan sonra okuduğum ikinci Peyami Safa romanı oldu.Dili oldukça sade,okuması ve anlaması kolay bir kitaptı.Ancak ben pek beğenemedim bu metni.Sanırım daha çok psikolojik,varoluşsal temaları da sevdiğimden bu kitap pek ilgimi çekmedi.Tamamen toplumsal ve kültürel çatışmalar vardı ve bence çok da etkileyici bir yanı yoktu.Bu nedenle de bana pek yeterli gelmeyen bir kitap oldu. Konuya ve olay örgüsüne gelirsek Fatih Harbiye,Peyami Safa’nın modern bir yaşam ile törelerine bağlı,geleneksel bir yaşam arasında kalan ve bu dönemde devamlı çevresindekileri bunaltan Neriman’ın yaşadığı kargaşayı ele alıyor.Kitabın sonunda Neriman,gittiği evde,daha önce hiç tanımadığı,konuşmadığı,ağlayan,dertli bir kadınla karşılaşıyor ve onun yaşadıklarının etkisinde kalıp tüm metin boyunca hayranlık duyduğu Batı’yı bir anda unutuyor ve tekrardan Şarklı Şinası’ye yöneliyor.Aslında çok basite kaçılmış,biraz da geçiştirilmiş bir son ve bence yazar nereye bağlayacağını pek kestiremeyip yazmış da olabilir.Ama zaten ana karakteriniz Neriman ruhsal sorunları olan biri ve devamlı bir kimlik arayışında.Hem kendini bulma çabalasıyla hem huzursuzlukları ve kararsızlıklarıyla zaten çok sağlıklı düşünebilen bir insan değil.Bu nedenle herhangi bir olaydan anında etkilenip fikir değiştirmek normalde pek inandırıcı olmasa da Neriman için oldukça mantıklı görünüyor.Ben kitabı beğenmememe rağmen finalin çok uygun yazıldığını düşünüyorum sırf bu yüzden. Karakterlere gelirsek bence Neriman da Şinasi de sevilecek kişiler değildi.Neriman fazla yüzeysel biri.Hiçbir şeyi derinlemesine düşünmeden kararlar alıyor.Şinasi ise,Neriman’ın gözünden bakıldığında fazla pasif,boğuk ve etkisi bir karakter.Ancak başka bir gözden bakılınca da sevdiği kızı kaybetmemek,kırmamak için sessiz kalan,naif ve iyi niyetli biri olarak da gözükebilir.Mesela bir bölümde Şinasi,Neriman’ın Macitle buluşmasını,balolara gitmesini menetmek istediğini söylüyor.Olumsuz açıdan bakarsak,Şinasi hem yerini bilmiyor,hem de hiçbir şeye etki etmiyor.Zaten kırk yılın başında konuşuyor onda da hayırlı bir şey konuşmuyor.Ancak olumlu ve daha mantıklı bir açıdan bakarsak zaten 1930’larda kurgulanmış bir metin olduğundan ve o dönemde de Nerimana duyduğu hislerle birlikte onu korumak istediği anlamı da çıkarılabilir. Benim kitapta en sevdiğim karakter ise Neriman’ın babasıydı,Faiz Bey’di.Kendi fikirleri,değerleri konusunda oldukça sağlam ve emin olsa da daima kızını anlamaya,yardımcı olmaya çalıştı.Çok anlayışlı ve hoşgörülü bir adamdı.Tam da olması gerektiği gibi bir baba karakteriydi.Macite gelecek olursak Nerimanda olduğu gibi gençliğin verdiği bir yüzeysellik onda da vardı,fakat onun dışında gayet nazik,kibar ve eğlenceli birine benziyordu. Neticeye gelirsek bence Fatih Harbiye pek yüreğe işleyen,iz bırakan,çarpıcı bir eser değildi.En azından bir önceki okuduğum Dokuzuncu Hariciye Koğuşundan sonra bana biraz basit hissettirdi.Ancak içinde bulunan birçok eski Türkçe sözcüklerle ve karakter analizleriyle de gayet başarılıydı.
Edebiyat
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202357,2bin okunma
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.