Nergis, toprağın kalbinden usulca doğar. Ne gösterişli bir gürültüsü vardır, ne de aceleci bir telaşı. Gelişi sakindir, ama gözden kaçmaz…
O, baharın ilk fısıltısıdır; doğa henüz uykudayken uyanır.
Rüzgârla dans ederken eğilir ama kırılmaz,
güneşle göz göze gelir ama yanmaz…
Toprakla konuşur sessizce — sanki doğa onunla nefes alır,
dağlar onunla gülümser.
Nergis çiçeği, doğanın içine saklanmış bir şiirdir.
Bir dağın yamacında ya da bir kırın ortasında…
Nereye konuk olsa, orayı güzelleştirmez — oraya ait olur.
Çünkü nergis, doğayı tamamlamaz…
Doğanın ta kendisi olur.