Vicdan Zorbalığa Karşı...
7/10
·235 syf.··
2025 21. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 01:31
Yahudilere yapılan zülümleri derin bir empatiyle anlatan Zweig, sağ olsaydı acaba bugün Yahudi devletinin Gazze’de yaptıkları için neler söyleyebilirdi diye düşünmek gerekiyor. Kitabın girişinde yer alan Montaigne’in Denemeleri’nden alınan küçük bir paragraf ile aslında Gazzelilerin dünyaya ilettiği en güzel mesajı duyumsayabiliyoruz: “Yüreği yılmadan düşen, dizleri üstünde savaşır (der Seneca). Ölüm tehlikesi karşısında kılı kıpırdamadan, can verirken düşmanına yiğitçe yukarıdan bakan, bize değil talihe alt olmuştur; yenilmiş değil, öldürülmüştür. En yiğit kişiler en mutsuz insanlardır kimi zaman...” Konu, 16. yüzyıl meselesi gibi takdim ediliyor: Humanist bir din adamının, resmi öğretiye ters gelen düşünceleri nedeniyle idama mahkûm edilmesi ve ardından gelişen olaylar. 1910-1940’lı yılların dünya için zorluklarını göz önüne aldığımızda, Zweig’in bütün mücadelesi; başına buyruk iktidar ve yönetimlerin etrafını saran çıkar gruplarının topluma verdiği zararları tespit etmek ve bunlarla mücadele etmekten ibarettir. Evrensel bir yaşam kültürüne sahip olmayı düşleyen Zweig, hikâyenin kahramanı Castellio’nun ağzından arzularının ana fikrini şöyle ifade eder: "Hakikati aramak ve onu kendi düşündüğü gibi ifade etmek asla suç olamaz." Bir bakıma Avrupa'nın o dönemde yaşadığı 30 yıl, onu büyük bir hüsrana sürükler. Barışçıl söylemlerin kısırlığı, onu ıssız bir kahramanlık modeline taşır. Kiliselerin aksine fikir geliştirenlere karşı bir cinnet halinin yaşandığı, her türlü insani değerin Avrupa’da ayaklar altına alındığı günlerdir bunlar. Bütün bunlara sesini yükseltenler, herhangi bir insanın dünya görüşü nedeniyle zulüm görmesine, doğup büyüdüğü topraklardan değersizce sürülmesine, hatıralarının yakılıp yıkılmasına karşı hukuku savunan insanların yanında yer almanın ölesiye tehlikeli olduğu bir dönemin içindedir. Zweig’e göre özgürlük ile otorite arasındaki sınır her zaman gereklidir ve hiçbir halk, hiçbir çağ, hiçbir insan bundan uzak kalamaz. Zira otoriteden yoksun özgürlük kaosa dönüşür; özgürlükten yoksun bir otorite ise tiranlığa dönüşür. Bu ikisi birbirinden ayrı düşünülemez. Zweig, Avrupa’nın içine düştüğü siyasi bunalıma daha fazla dayanamayarak ve gelecekte karşılaşılacak bir zulüm sarmalına boğulmamak için, karısıyla birlikte 1942’de Brezilya’da intihar etti.
Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin'eStefan Zweig · Can Yayınları · 20202,209 okunma
··
163 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.