Tarihi olayların bir kurgu ile harmanlarak anlatılması tarihi merak edip ancak okumayı sevmeyen insanlar için oldukça yararlı olmuş çünkü okurken sıkılmıyorsunuz ve yaşanmış şeyleri tarihi tarihten izleri öğreniyorsunuz ve sizde bir merak uyandırıyor ve insanı araştırmaya itiyor, eleştiri yapacağım nokta ise gereksiz ayrıntılar ve birden fazla konunun bir yerde işlenmesi merakın giderilmeden diğer olaya olan geçişi okuyucuyu yarım bırakmış olabilir yine de 7/5 lik bir eser.
60 yıl süren bir aşkı anlatsa da kitap arkasında toplumsal ve tarihsel ögeler bulunduruyor.
Erkek bir yazardan baş kahramanı kadın olan bir roman; içinde her milletten acıyı bulacaksınız bizi insan kılan ve bir edenin bu acıları sahiplenebilmek olduğunu okuyacaksınız hem de tek solukta. Zaman zaman kuşak çatışmasının en acı gerçekleri ile yüzleşecek zaman zaman aşkın ölümsüzlüğüne gözleriniz dolacak zaman zaman bencilliğe ve çıkarcılara duyduğunuz öfkeyi kusacaksınız satır aralarında. Sona geldiğinizde hayatınıza dokunmuş asla unutamayacağınız tarihi ve kültürel bilgi birikimi yoğun iç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz dengesini ve içinde yürek burkan bir aşk hikayesini hissetmiş olucaksınız.
Kitapta "barbar" kelimesinin kökeni olarak doğru bildiğimiz yanlıştan söz ediyor şöyle ki ; Rum kesimi toprakları dışındaki tüm yaşayanlara barbar yani yabancı terimi ile hitap ediyor ve bu zamanla güç savaşı'nda ilkellik olarak entegre ediyor.
Zira ;
Ne zaman insan kalabalığı içerisinde yüreğim sıkışacak gibi olsa Serenad'ı açar sayfa 88'i okurum .
"Sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına ama unutma ki iyilik yapmak isteyen insanlar da çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık kiminin aydınlıktır dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama. kendini koru kızım insanlara karşı koru"