Gogol’un dili sade ama çarpıcı. “Palto” kısa bir hikâye olmasına rağmen insanın içini burkan, düşündüren bir yanı var. Akakiy Akakiyeviç karakteri hem trajik hem de tanıdık; yaşadığı yalnızlık, küçümsenme ve sistemin soğukluğu çok iyi hissettiriliyor. Bir paltoya bu kadar anlam yüklenmesi önce garip gelse de, sonra aslında ne kadar sembolik olduğunu fark ediyorsunuz. Toplumun sıradan bir insanı nasıl görmezden geldiğini ve değersizleştirdiğini çok sade bir şekilde ama sert bir şekilde anlatıyor. Bazı yerlerde yüzümde buruk bir tebessüm oldu, bazı yerlerde ise gerçekten üzüldüm
Dostoyevski’nin “Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık” sözü hikâyenin ne kadar derin olduğunu bir cümlede özetliyor aslında. Sadece bir bireyin değil, toplumun vicdanını da sorgulatan bir kitap. Okudukça insan, kendine şu soruyu sormadan edemiyor: Biz kimin paltosunu görmezden geldik? PaltoNikolay Gogol